İş Kazası Sonucu Sürekli İş Göremezlik Nedeniyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Kusur Oranları ve Mahkeme Kararlarının İstinaf İncelemesi.
Özet: 01.10.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında elektrik çarpması sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan işçinin, işverenlere karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi işverenleri %75, işçiyi ise %25 kusurlu bularak davacıya 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş, bu karar taraflarca istinaf edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/15256 E.  ,  2026/4306 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/41 E., 2020/1313 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/55 E., 2019/581 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 01.10.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında bir ilişki bulunmadığını, taleplerden diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde işverenin bir kusurunun bulunmadığını, işverenin işyerinde gerekli her türlü iş güvenliği önlemini aldığını, kazanın davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçsinde özetle; kazanın meydana gelmesinde işverenin bir kusurunun bulunmadığını, işverenin işyerinde gerekli her türlü iş güvenliği önlemini aldığını, kazanın davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
"Dosyamız arasında bulunan Adli Tıp Kurumu Genel Kurul'un 13/11/20 14... sayılı raporuna göre; meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının meslekte kazanma kayıp gücü oranının %6.2 olduğu görülmüştür.
Dosyamız arasında kusura ilişkin bulunan asıl ve ek raporlara göre; iş kazasının meydana gelmesinde ... ..... A.Ş nin %50, ... Mühendislik....Ltd Şti'nin %25, kazazede davacının ise %25 oranında kusurlu bulunmuşlardır.
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 15/10/20 15... 49 sayılı yazısı ile; davacı ...'a geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle herhangi bir gelir bağlanmadığı bildirilmiştir.
5510 Sayılı Yasanın 21. Maddesinin 1. fıkrası ve 76.maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 18.12.2018 tarih ve 2018/133 Esas, 2018/3454 Kararı Sayılı İlamı doğrultusunda iş kazası geçiren çalışanın elektrik ustası olması nedeniyle emsal ücret araştırmaları yapılmış gelen cevaplarla birlikte dosya aktüeryal hesaplama bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından hazırlanan 26/07/2019 tarihli rapor dosyaya sunulmuş, raporun dosyaya uygun ve denetlenebilir mahiyette olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya yansıyan kayıtlara göre olay tarihi olan 01/10/2010 tarihinde ... 24 yaşındadır.
Davacı ...'un karşılanmayan maddi zararı 98.334,82 TL'dir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 18.12.2018 tarih ve 2018/133 Esas, 2018/3454 Kararı Sayılı İlamı'nda 8.500,00 TL manevi tazminatın miktarı yetersiz görülmüş olup mahkememiz tarafından davacı ...'un meydana gelen iş kazasındaki kusur durumu, yaşı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında 15.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kabul edilmiş, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. " gerekçesiyle;
"1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 01.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 01.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davacının davalı ...Ş.’ye ait işyerlerinde, diğer davalı ... ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş. nezdinde elektrikçi olarak çalışırken 01/10/2010 tarihinde kaza geçerdiği, olayın bir iş kazası olduğu, olay günü davacının beton OG-AG elektrik direğinde bakım yaptığı sırada elektrik akımına kapılarak yaralandığı, kazanın bu şekilde meydana geldiği saptanmıştır.
Tüm dosya kapsamından, davalı ...Ş. ile diğer davalı ... ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı ...Ş.’nin asıl işveren sıfatıyla alt işverenlerin kusurlarından ve bu bağlamda taleplerden müteselsilen sorumlu olduğu açıkça anlaşılmış, davalı ...Ş. vekilinin davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğine dair iddiasına itibar edilmemiştir.
Aşağıda kusur bölümünde izah edileceği üzere, kazanın meydana gelmesinde yargılama sırasında ölen davalı ... ile davalı ...’ın da kusurlu olduğu saptandığından, bu davalıların da taleplerden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Delil durumuna ve dosya kapsamına uygun olduğu saptanan, Adli Tıp Genel Kurulu raporunda belirtildiği üzere, kaza nedeniyle davacının % 6,2 oranında maluliyete uğradığı, davacının vücudunun çeşitli yerlerinde 3. derece yanıklar oluştuğu anlaşılmıştır.
Delil durumuna ve dosya kapsamına uygun olduğu saptanan, mahkemece aldırılan kusur raporlarında belirtildiği üzere, olayın meydana gelmesinde davacının % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş.’nin % 50 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun % 10’lık kısmından anılan şirkette usta olarak çalışan ve yargılama sırasında ölen davalı ...’nun sorumlu olduğu, dava dışı ... Mühendislik şirketinin % 25 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun % 10’lık kısmından anılan şirkette çalışan davalı ...’ın sorumlu olduğu, yukarıda da belirtildiği üzere davalı ...Ş.’nin asıl işveren sıfatıyla alt işverenlerin kusurlarından müteselsilen sorumlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusur atfedilecek başkaca kişi veya kişilerin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kaza tarihi, olayın oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları, davacının maluliyet durumu, davacının sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihinde davacının yaşı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davacı için takdir olunan manevi tazminat miktarının (15.000,00 TL) delil durumuna, dosya kapsamına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına, taraflar arasındaki menfaat dengesine, hak ve nasafete uygun olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle, karara karşı istinaf yoluna başvuran davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş. vekilinin aşağıda yer alan istinaf nedenleri dışında kalan istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı açıkça anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, davacı dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, fazlaya dair haklarını saklı tutmuş, ıslah yapıp bu miktarı arttırmamıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, maddi tazminat 1.000,00 TL’den fazla hesaplanmış, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesinde de, davacının bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminata hak kazandığı belirtilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince maddi tazminat talebi hakkında önce tespit, sonrada eda (tahsil) hükmü kurularak, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken, sadece eda (tahsil) hükmü kurulup, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına yönelik bir karar verilmemesi hatalı olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeninin yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Emsal ücret araştırma sonuçlarından ve tüm dosya kapsamından elektrikçi olan davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı saptanmıştır. Dava dilekçesinde, davacının aylık net ücretinin 1.100,00 TL olduğu iddia edilmiştir. Davacının bu talebi/iddiası ile bağlı olduğu konusunda şüphe yoktur. Emsal ücret araştırması kapsamında alınan cevabi yazılarda, davacının aylık net ücretinin 1.500,00 TL olabileceği belirtilmiştir. Dairemizin gönderme kararından sonra mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, davacının aylık net ücretinin 1.500,00 TL olduğunun kabulüyle maddi tazminatın hesaplandığı saptanmıştır. Ancak, davacının aylık net ücretinin 1.500,00 TL olduğunun kabulü, taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Bu kabul ile talep aşılmaktadır. Zira yukarıda da belirtildiği üzere, dava dilekçesinde, davacının aylık net ücretinin 1.100,00 TL olduğu iddia edilmiştir. Davacının kaza tarihinde asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı da sabit olduğuna göre, yapılması gereken davacının asgari geçim indirimi dahil aylık net 1.100,00 TL ücretle çalıştığı kabul edilerek, maddi tazminatın bu miktar üzerinden hesaplanmasıdır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden, taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde, talep aşılarak davacının aylık net ücretinin 1.500,00 TL olduğunun kabulü ile maddi tazminatın bu miktar üzerinden hesaplanması hatalı olup, davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olduğu açıkça anlaşılmıştır.
Dairemizce duruşma açılmış, davacının aylık net ücretinin asgari geçim indirimi dahil 1.100,00 TL olduğunun kabulüyle maddi tazminatın hesaplanması için, bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Aldırılan bilirkişi raporunda, talep edilen maddi tazminatın bilimsel esaslara ve Yüksek Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı saptanmıştır."gerekçesiyle;
I-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2. maddesi gereğince, davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ile davalı .. ... Üretim İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve ... A.Ş. vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
II-Davanın Kısmen Kabulüne,
1)a)Davacının 82.822,07 TL maddi tazminata hak kazandığının tespitine,
b)Taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına,
2)15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Mahkemenin taleple bağlı kalarak davanın talep edilen miktar üzerinden kabulüne karar vermesi gerekmekte iken maddi tazminatın tespitine yönelik hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
b.... kayıtlarının incelenmesinden de görüleceği üzere davacının diğer davalı ... ... Şirket'i bakım uzman ekibinde çalışmakta olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket yönünden iş bu davanın husumet sebebi le reddi gerektiğini, illiyet bağının kesildiğini,
c.Hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ücretin hatalı tespit edildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.