Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili davasında husumet, kesinlik sınırı, temyiz şartları ve taşınmaz değerlemesi uyuşmazlıklarını irdeleyen içtihat metni.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi, davalılardan birini husumet yokluğundan reddederken diğer davalıyı sorumlu tutarak davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, ilk derece kararını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş; yine bir davalıyı husumet yokluğundan reddederken diğer davalıyı tazminatla yükümlü kılmıştır. Bölge adliye mahkemesinin bu kararı hem davacılar hem de sorumlu tutulan davalı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay, temyiz kesinlik sınırını aşan davacılar ile davalı vekilinin temyiz taleplerini kabul ederek dosyanın esastan incelenmesine karar verirken, sınırı aşmayan diğer davacıların temyiz başvurularını reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5866 E.  ,  2026/421 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2363 Esas, 2024/2497 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/105 Esas, 2023/745 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yeniden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..........., ..., ..., ..........., ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı idarenin davacılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ........., ..., ...,............., ... dışındaki davacılar yönünden temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin ve davalı idare vekilinin davacılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..........., ..., ..., .............., ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle;Antalya ili, ..., Bektaş Mahallesi, 18 08... parsel sayılı taşınmazda davacıların hisselerinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının sağlık tesisi alanı olarak planlandığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın Sağlık Tesisi Alanında kalmakta olduğunu, bu nedenle sorumluluğun Sağlık Bakanlığında olduğunu, bu nedenle öncelikle husumet ve görev yokluğundan davanın reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: husumetin Alanya Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ıslahla talep edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sağlık tesisi alanı olarak ayrılaması nedeniyle husumetin Sağlık Bakanlığa yöneltilerek tazminattan bu kurumun sorumlu olması gerektiği hâlde, davalı belediyenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, mahkemece dava ve birleştirilen dava ile ilgili verdiği kararda hükmedilen bedele uygulanacak faizin ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, idarenin ödemesi gereken vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, kararda takyidatların bedele yansıtılmış haliyle hesaplanması gerektiğini, taşınmaz bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu, taşınmazda hisse hatası bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Sağlık alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı; ancak davaya konu taşınmaz ... Plan ve Proje Müdürlüğünün yazısına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde olup, sağlık tesis alanı olarak ayrıldığı, imar planının Alanya Belediye Meclisinin 23.12.1999 tarihli kararı ile onaylandığından taşınmazın imar planındaki özgüleme amacı gözetildiğinde davalı ... hakkındaki davanın kabulüne davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile tazminatın davalı belediyeden tahsiline karar verilmesi, dava konusu taşınmazda bulunan davacıların murislerinden intikal edecek payın iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması, her bir davacıya ödenecek tazminat miktarı kararda gösterilmesi gerekirken kararın eki sayılmayan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinde belirtilen miktarlarda ödeme yapılması şeklinde hüküm kurulması, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz tek olup, asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sorumlu idarenin ... olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, bu sebeple reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atma olmadığından görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın idarî işlemi tesis eden veya tesise yetkili merciler aleyhine açılabileceğini, belediye sınırları içinde kalan yerlerin 1/5000 ölçekli ............ ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının ilgili belediyece yapılacağı veya yaptırılacağını, müvekkilinin imar planını hazırlama yetkisi bulunmadığını, kanun gereğince imar planlarının yapılması aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması gerektiğini, ancak bu konuda müvekkilinin görüşünün alınmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın sağlık alanı olması yönünde bir talebinin de olmadığını, husumetin imar planlarında sağlık alanına ayırma işlemini tesis eden Alanya Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ıslahla talep edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı ... Vekilinin Davacılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ........................, ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davacılar Vekilinin ve Davalı ... Vekilinin Davacı ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., .................., ...’ya İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.