Daire teslim edilmeyen gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasında, ekonomik koşullar ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde denkleştirici adalet ile rayiç bedel taleplerinin temyiz incelemesi.
Özet: Davacıların adi yazılı sözleşmelerle satın aldıkları dairelerin ekonomik koşullar nedeniyle teslim edilmemesi üzerine, müteahhitten tazminat talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davacıların ödediği bedellerin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncellenerek iadesine karar vermiş; istinaf mahkemesi ise sözleşmenin geçerliliğine rağmen, davacıların ıslah dilekçesiyle taleplerini belirli bir miktar ile sınırlamış olmaları nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği rayiç bedel yerine güncellenen ödeme miktarının doğru olduğuna hükmetmiş, bu karar taraflarca temyiz edilerek sözleşmenin niteliği ve tazminat hesaplama yöntemi üzerindeki uyuşmazlık devam etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1903 E., 2025/1788 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2022/417 E., 2024/294 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkili ...'ın, davalı yüklenici şirketten İzmir Menemen İlçesi ... Mahallesi’nde yer alan 29... numaralı daireleri 22.05.2021 tarihli adi yazılı sözleşme uyarınca toplam 350.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkili ...'ün de aynı adresteki 28 numaralı daireyi 23.08.2021 tarihli sözleşmeyle 170.000,00 TL karşılığında satın aldığını, müvekkillerinin ödemelerini tam ve eksiksiz şekilde gerçekleştirdiklerini, ancak davalının sözleşmeden cayarak noter kanalıyla daireleri teslim etmeyeceğini bildirdiğini, bu nedenle dairelerin rayiç bedellerinin ödenmesi gerektiğini, denkleştirici adalet ilkesi gereğince müspet zarar olan şimdilik 902.595,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili ... yönünden 666.374,74 TL, müvekkili ... yönünden 325.999,87 TL tazminatın dava tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; sözleşme tarihinden sonra döviz kurlarındaki ani ve öngörülemeyen artışlar, akaryakıt fiyatlarındaki aşırı yükseliş, demir ve inşaat malzemelerindeki fahiş fiyat değişimleri ile birlikte ülke genelinde baş gösteren ekonomik kriz nedeniyle inşaat maliyetlerinin katlanarak arttığını, bu durumun müvekkili şirketin mali dengesini ciddi şekilde sarstığını ve davaya konu inşaatın tamamen durmasına sebebiyet verdiğini, davacıların hukuken elde edemedikleri bir taşınmaz üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalıştıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalı yüklenici arasındaki sözleşme uyarınca davacının edimini yerine getirdiği, ancak davalının üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, davacı ...'in davalıya sözleşme gereği toplam 350.000,00 TL, davacı ...'ün davalıya sözleşme gereği toplam 170.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı şirketin 22.05.2021 tarih ve 23.08.2021 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinde belirtilen daireleri davacılara teslim etmediği, davalının sebepsiz zenginleştiği, davacıların denkleştirici adalet ilkesi kapsamında ödediği bedelin iadesi talebinde haklı olduğu, dava tarihine kadar ödenen bedel güncellenerek alınan bilirkişi raporuna itibar edilmekle, davacıların davalı şirket aleyhine açmış olduğu bedel iadesi talepli davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile; 902.595,37 TL'nin dava tarihinden itibaren, 89.779,24 TL'nin ıslah tarihi olan 21.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacıların talebi doğrultusunda uyuşmazlığın denkleştirici adalet ilkesine göre çözüldüğü belirtilmiş ise de; iddianın ileri sürülüş biçimine ve dava dilekçesindeki anlatıma göre, davacının eldeki dava ile taşınmazların rayiç bedelini talep ettiği, dava konusu sözleşme, alacağın temliği niteliğinde geçerli bir sözleşme olduğundan davacıların taşınmazın rayiç bedellerini talep edebileceğinin kabulü gerektiği, ancak davacılar vekili, ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan, 992.374,61 TL'nin tahsilini talep ederek talebini bu miktarla sınırlandırdığı, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda, Mahkemece hükmedilen bedelden daha fazlasına karar verilmesi mümkün olamayacağından, davacıların rayiç bedele yönelik istinaf itirazlarının sonuca etkisinin bulunmaması nedeniyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, bedel artırım dilekçesi verebileceklerini, rayiç bedele hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı vekili; sözleşmenin geçersiz olduğunu, rayiç bedele hükmedilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında tazminat talebine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkiye ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davanın kısmi dava olmasına, ıslah dilekçesi ile fazlaya dair haklar saklı tutulmadan denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre bedelin arttırıldığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.