6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi kapsamındaki Adıyamandaki taşınmazın 31/12/1981 öncesinde orman vasfını kaybedip kaybetmediği uyuşmazlığının temyiz değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi uyarınca hazine adına tarla vasfıyla tespit edilerek orman sınırı dışına çıkarılan 14.034,52 m²lik bir taşınmazın orman vasfını hala taşıdığı iddiasıyla yapılan kadastro işlemine itiraza ilişkindir. Davacı, taşınmazın orman vasfıyla tescilini talep ederken, davalılar yerin kadimden beri tarım arazisi olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, taşınmazın 1973 yılı hava fotoğraflarında orman görünümlü olmadığını, tarımsal faaliyetlerin bulunduğunu ve 31.12.1981 öncesi orman vasfını yitirdiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yüksek mahkeme ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmazın 31/12/1981 tarihinden önce orman vasfını kaybedip kaybetmediği ve halen orman vasfında olup olmadığı noktasında toplandığını belirtmiş ve davacının sair temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1347 E., 2025/843 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/45 E., 2021/317 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı 14.034,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmazın hali hazırda orman vasfını taşıdığını ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesindeki koşulları haiz olmadığını, 2014 yılında gerçekleştirilen 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki tefrik, tespit ve tescilin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfını kaybettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin hiçbir zaman orman özelliğinde bir yer olmadığını, haritasından da anlaşılacağı üzere sınırında ve yakında orman olmadığını, kadimden beri tarım arazisi olarak kullanılan yer olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davaya konu taşınmazın 1973, 19 85... yılları hava fotoğraflarına göre orman görünümlü bir karakter taşımadığı, dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyetlerin bulunduğu, dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazların da aynı özellikte olduğu, taşınmaz içinde sıralı, düzenli veya toplu ağaç dikili olmadığı, orman görünümlü bir karakter taşımadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanım kadastrosu sonucunda davalı lehine kullanıcı şerhi verildiği, eldeki davanın 2019 yılında açıldığı, dava konusu taşınmazın eylemli orman vasfında olmadığı, 19 73... yıllarına ait hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği, yine taşınmaz 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki taşınmaz vasfında olduğundan Orman İdaresinin davasının ret edildiği, bu nedenle davanın vasfı gereği vekalet ücretinin maktu hesaplandığı belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, 6381 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro işlemine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 31/12/1981 tarihinden önce orman vasfını kaybedip kaybetmediği ve halen orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesince, mahallinde 17.06.2019 tarihinde yapılan keşif sonrası harita mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.11.2019 tarihli raporda, dava konusu yerin, 1985 yılı hava fotoğrafında işlenmiş / sürülmüş olduğunun görüldüğü; 04.04.2021 tarihli ek raporunda da dava konu taşınmazın 1973, 19 85... yılı hava fotoğraflarında tarımsal faaliyetler (sürülen, kullanılan) içerdiği ve sıralı, düzenli veya toplu ağaç dikili olan klasik manada orman görünümlü bir karakter taşımadığı belirtilmiş ise de, 19 73... yılı hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın bir kısmında, orman vasfındaki 1 46... parsel sayılı taşınmazdakine benzer şekilde ağaçlar ve koyuluklar bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1995 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya içine alındıktan sonra, dava konusu taşınmazın 19 73... yılı hava fotoğraflarında koyuluk bulunan kısmında orman emvali olup mevcut olmadığı, bu kısmın orman niteliğinin kaybedip kaybetmediği hususunda harita mühendisi ve orman mühendisi bilirkişilerden ek rapor alınarak, belirtilen kısmın orman vasfını kaybetmediğinin tespiti halinde bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, kesin delil niteliğindeki hava fotoğraflarına uygun olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.