Karşılıklı Boşanma Davasında Erkeğin Kısıtlılık Halinin Sahteliği Gerekçesiyle Talep Edilen Yargılamanın İadesi, Tazminat ve Nafaka Taleplerinin Reddi ve Hukuki Sürecin Yargıtaya Taşınması.
Özet: Boşanma davası sırasında erkeğin kısıtlılık durumuna ilişkin raporların sahteliği iddiasıyla kadın tarafından açılan yargılamanın iadesi davasında, ilk derece mahkemesi Adli Tıp Kurumu raporuyla erkeğin akıl sağlığının yerinde olduğunu tespit ederek kadının reddedilen boşanma davası yönünden yargılamanın iadesini kabul etmiş, ancak kadının ağır kusurlu bulunması nedeniyle tazminat ve nafaka taleplerini reddetmiştir; bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddetmesi üzerine, dosya taraflarca temyiz edilerek yüksek mahkemenin incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1930 E., 2025/2216 K.DAVA TÜRÜ: Yargılamanın İadesi (Asıl Dava Karşılıklı Boşanma)İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 1. Aile MahkemesiSAYISI: 2024/11 E., 2025/4 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm duruşma istemli olarak yargılamanın iadesini talep eden davacı kadın vekili tarafından yargılamasının yenilenmesine karar verilen boşanma kararları, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri yönünden; talep edilen davalı erkek vekili tarafından ise yargılamanın iadesi isteminin kabulü yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... geldi. Başka gelen olmadı. Davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ...'nun mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan taraf vekillerinin mazeretlerinin reddine karar verildi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Davacı kadın, davalı ile boşandıklarını, boşanma davası sırasında 2007 yılında davalı erkeğin akıl hastası olduğu kabul edilerek kısıtlandığını, ancak 2018 yılında kısıtlılık kararının kaldırıldığını, kısıtlanmaya ilişkin raporların sahte olduğunu, ayrıca vasinin yetkili olmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375/1-c ve h bentlerine dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi ile boşanma davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 13.06.2019 tarihli dilekçe ile de yargılamanın yenilenmesine ilişkin gerekçelerinin 6100 sayılı Kanunun 375 inci maddesinin c, f ve h maddelerine dayalı olduğunu beyan etmiştir.Davalı erkek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince, davalı erkeğin adli tıp kurumuna sevk edildiği, ... Adli Tıp Kurumu raporuna göre; davalının boşanma dava tarihi ve kesinleşme tarihleri arasında akıl sağlığının yerinde olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle Antalya 1. Aile Mahkemesi'nin 2012/54 esas sayılı dosyası kapsamında kadın eşin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesi kapsamında reddedilen davası yönünden yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilmiş, erkeğin boşanma davasının kabulü temyiz edilmediğinden kadının boşanma davasının kabulü hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ağır kusurlu olan kadının tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde on iki bent hâlinde sayılmış, ayrıca 376. maddesinde taraflar dışında üçüncü kişilerin yargılamanın iadesini istemesi durumu düzenlenmiştir. Kanunla belirtilen yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı sayıda sayılmış olup gösterilen sebepler dışında, yargılama hatası ne kadar ağır olursa olsun yargılamanın iadesi istenemez. Yargılamanın iadesi: “a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Eklenmiş ibare RGT: 31.07.2018 RG No: 30495 Kanun No: 7145/19) veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi” sebeplerinden ibarettir.Somut olayda, davacının dayandığı ve yukarıda alıntılanan madde kapsamında tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin hiçbirinin gerçekleşmediği anlaşılmakla yargılamanın iadesi talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre yargılamanın yenilenmesi istenen boşanma davalarının esasına girilmediğinden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde yatıranlara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.