Tescilli ve tescilsiz tasarım haklarına tecavüz iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ihlal oluşmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddi.
Özet: Bu davada, davacı, davalının tescilli ve tescilsiz tasarımlarına tecavüz ederek taklit ürünler sattığını iddia etmiş, ancak ilk derece mahkemesi tescilli tasarımlar için bilirkişi raporuyla tecavüz şartlarının oluşmadığını, tescilsiz tasarımlar için ise davacının sınai mülkiyet kanunundaki koruma koşullarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak davacının temyiz itirazları reddedilip karar onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5331 E.  ,  2026/1941 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/446 E., 2022/277 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkiline ait tasarımları .. kullanıcı isimli instagram sayfasında ve ..... uzantılı internet site ile üçüncü bir kişiye ait olduğu tahmin edilen ... uzantılı sitede iltibasa yol açacak şekilde ... markası altında taklit ürünleri satışa sunduğunu, davacı şirket tarafından tescil ettirilen tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) çerçevesinde yenilik ve ayırt edici özelliklerini ihtiva ettiğini, ayrıca tescil etmeksizin satışa sunduğu ürünlerin de kamuya arz edildiğini ileri sürerek davalının tasarımlara olan tecavüz fiillerinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli 20 ... no.lu tasarım yönünden yapılan incelemede, bilirkişi heyeti tarafından taraflara ait tasarımlar arasında kullanılan aksesuar, renk ve desen bakımından tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olarak algılanması sebebi ile tescilli tasarıma tecavüzün şartlarının oluşmadığı, davacının tescilsiz tasarımları ile davalının ürün görselleri arasında farklılık bulunmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiş ise de SMK'nın 56/5-b ve 69/2 hükümleri gereğince davacının tescilsiz tasarımın ilk olarak kamuya kendisi tarafından sunulduğunu, yeni ve ayırt edici olduğu ile üç yıl geçmeden ihlal fiilinin gerçekleştiğini ispatla yükümlü olan davacı yanca bu yönde delil sunulmadığı, bu bağlamda tescilsiz tasarımların koruma koşullarına sahip olduğu ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescilli ve tescilsiz tasarımdan ... haklara tecavüzünün tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.