Marka başvurusunun karıştırılma tehlikesi gerekçesiyle reddedilmesi üzerine TPE kararının iptali istemiyle açılan davanın, ilk derece, istinaf ve temyiz incelemelerinde hukuki yarar ve benzerlik sebebiyle reddinin kesinleşmesi.
Özet: Dava, davacının "..." markası başvurusunun, davalı tarafın itirazı üzerine, benzer nitelikteki "..." markası ile karıştırılma ihtimali ve ayırt edici unsurların yetersizliği gerekçesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesi kararlarının iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesi, ret kararlarından birinin iptali talebini hukuki yarar yokluğundan usulden reddederken, diğer ret kararını 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesi uyarınca markalar arasında karışıklık tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle esastan reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görmeyerek davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak onamıştır. Bu suretle, davacının markasının tescil edilmemesine yönelik ret kararı kesinleşmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5387 E.  ,  2026/1939 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...." markasına yaptığı başvurusunun, davalı Şirketin itirazı nedeni ile Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek ...'in 2021-M-115 32... -M-385 sayılı kararlarının iptaline, müvekkili markasının tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 2021-M-11532 sayılı ... kararının, eldeki davanın açılmasından önce dava konusu diğer karar ile geri alındığı, dolayısıyla davacının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacak olan bu kararın iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı; diğer ... kararı yönünden yapılan incelemeye göre de, redde mesnet 2016/42218 sayılı markanın tescil tarihi ile dava konusu başvuru tarihi arasında beş yıllık süre geçmediğinden, anılan markaya karşı kullanmama definin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markayı oluşturan ibarenin ayırt edilemeyecek derecede benzerinin başvuruda da yer aldığı gibi dava konusu başvuruda farklı olarak yer verilen ve bir şehir adı olan "..." ibaresi ile şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesi ile davanın, 2021-M-11532 sayılı ... kararının iptali isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2022-M-385 sayılı ... kararının iptali isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... kararının iptali istemine ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.