Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, imar planında okul alanı olarak tahsis edilen taşınmaza idarenin eylemsizliği nedeniyle müdahale edildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılmasına rağmen idarenin uzun yıllar boyunca kamulaştırma yapmaması veya takas cihetine gitmemesi, pasif kalarak mülkiyet hakkının özüne dokunan bir kamulaştırmasız el koyma eylemi olarak kabul edilmiş; bu doğrultuda ilk derece mahkemesinin taşınmaz bedelinin yasal faiziyle tahsiline ve hazine adına tesciline ilişkin kararının hukuka uygun olduğu, emsal karşılaştırmaları ile değer tespitinin ve nispi vekalet ücreti takdirinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, davalı idare bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5486 E.  ,  2026/429 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1632 Esas, 2025/1038 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/489 Esas, 2024/151 Karar
Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ................. Mahallesi 431 73... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini ve taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını belirterek, belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, ancak faizin Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olması gerektiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin idari yargı olduğunu, dava konusu parselin kullanım amacının özel mülkiyete konu olan özel ve sosyal kültürel tesis alanına dönüştürülmüş olup, tazminat hakkının sadece imar planıyla mülkiyeti kısıtlanan taşınmazlar için söz konusu olduğunu, davacının mağduriyetinin bulunmadığını, arsa üzerinde müvekkiline ait tesis bulunmadığını, talep edilen bedelin yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını, faize ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi ve vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının 19.08.1996 tarihli ve 3531/96 sayılı yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "... Eğitim Alanı" olarak ayrıldığı, her ne kadar taşınmaza fiili olarak el atılmamış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu hâliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada tespit edilen ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/11026 Esas sayılı kararı ile onanarak kesinleşen bedel de gözetilmek suretiyle değerinin tespit edilip dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru olduğu gibi bedel üzerinden nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinde de bir isabetsizlik görülmediğinden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu................. Mahallesi 431 73... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve belirlenen bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış olduğu gözetildiğinde, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca bedele hükmedildiğinden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, (7) numaralı bendinde yer alan "110.160" sayısının çıkarılarak yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.