Yargıtay, köy korucusunun çalınan cep telefonu hırsızlığı suçundan beraat eden sanık hakkında, HTS kayıtları ve tanık beyanlarına rağmen mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delil yanılgısıyla beraat kararı veren yerel mahkeme hükmünü bozdu.
Özet: Yerel mahkemenin, bir gazinodan çalınan cep telefonunun hırsızlık olayından bir gün sonra sanığın kullanımındaki hat üzerinden aktif hale geldiği, sanığın bu telefonu aynı taburda görevli başka bir askere verdiğinin tanık beyanı ve HTS kayıtlarıyla sabit olmasına rağmen, hırsızlık suçundan sanık hakkında verdiği beraat kararı, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu sanığın atılı suçu işlediği anlaşıldığından hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirme için yerel mahkemeye gönderilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/50 E., 2025/139 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Oluşa ve dosya içeriğine göre; köy korucusu olan şikâyetçinin, olay tarihinde...Komando Taburu gazinosunda otururken cep telefonunu şarja taktığı, gazinodan dışarı çıkıp 15-20 dakika kadar sonrasında geri geldiğinde cep telefonunu yerinde bulamadığı, dosyada mevcut HTS kayıtlarına göre suça konu cep telefonunun ilk kullanımının suç tarihinden 1 gün sonrası olan 14.11.2016 tarihinde sanığın kullanımında olan hat ile yapıldığının tespit edildiği, sanığın o tarihte ilgili taburda asker olduğu, cep telefonu ikinci kullananın ise aynı yerde askerlik yapan tanık ... olduğunun belirlendiği, tanık ...in suça konu cep telefonunu kendisine sanığın verdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye ugun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca gereği için Beytüşşebap Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.