Bankanın uğradığı zarardan eski yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğu ile bir borçlu hakkındaki feragatin diğer müteselsil borçluların sorumluluğuna etkisi hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı.
Özet: Bankanın eski yönetim ve denetim kurulu üyelerine, bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla açtığı sorumluluk davasında, mahkeme, bilirkişi raporları ve müteselsil sorumluluk prensiplerini değerlendirerek, davacının müteselsil borçlulardan biri lehine yaptığı feragatin sirayeti ilkesi uyarınca bir davalının sorumluluğunun sona erdiğini ve bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığını belirterek, diğer davalının ise 81.245.120,00 TL tutarında müteselsil borçlu olduğuna hükmederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2026/499 E.  ,  2026/1937 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM : Davalı ... yönünden esasa ilişkin karar verilmesine
yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın
kısmen kabulüne
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi bulundukları müvekkili bankanın 23.10.1998 tarihinde 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun 64. maddesi kapsamına alındığını, bağımsız denetim firması ve banka müfettişleri raporları ile davalıların şahısları ve grup firmaları adına kullandırdıkları krediler yoluyla anılan tarihte zarara uğrattıklarının ve değinilen idari tasarrufa sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini, bankanın 01.04.1999 tarihli genel kurul toplantısında 23.10.1998 tarihinde ... Sigorta Fonu (...) devrine kadar geçen sürede görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılması kararı alındığını, bankanın mali bünyesinin bozulmasının tespitinden sonra ... İnş. A.Ş. ve ... Holding'i temsilen davalılardan ... ve ... arasındaki anlaşma uyarınca bu davalının müteselsil borçlu ve kefil sıfatı ile ödemeyi taahhüt ettiği 300.000.000,00 USD’yi ödemediğini ileri sürerek 108 trilyon liranın 24.10.1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sorumluluk iddiasının ilişkilendirildiği olguların açıklanmadığını, ceza davasında mükerrer alacak talep edildiğini, 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 69. maddesinde yazılı dava açma koşullarının oluşmadığını, denetçilerin sorumluluk koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan 21.05.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle davacının, davalı ve müteselsil borçlu olan ... lehine feragati neticesinde müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak davacı tarafından ... lehine yapılan 19.936.000,00 TL tutarındaki feragatin, feragatin sirayeti ilkesi ve müteselsil ve müşterek borçluluk gereği tüm tarafların sorumluluğunun düşülmesi gerektiği, bu kapsamda bu feragat edilen tutarın, davalı ...'ın 10.694.398,00 TL'lik sorumluluğuna orantılanması durumunda davalı ...'ın sorumluluğunun ve borcunun dava tarihi itibari ile sona erdiği, ...'ın sorumluluğunun da dava tarihi itibarıyla bu feragat edilen tutar düşüldüğünde 81.245.120,00 TL olduğu, nihai borca ilişkin hesaplamanın yapıldığı, davacı tarafından yapılan tahsilat ve ödemeler neticesinde ise davalı ...'ın sorumluluğunun bizzat kendi maaşının haczi, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle müteselsil olarak sorumlu oldukları aynı borç için diğer müteselsil borçlulardan yapılan tahsilatlar ve ödemeler neticesinde müteselsil sorumluluk kuralları uyarınca yapılan hesaplamalar çerçevesinde 30.06.2006 tarihinde tamamen sona erdiği, davalı ...'ın nihai borcunun feragatin sirayeti ve müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak 15.05.2024 tarihi itibariyle 591.844.699,00 TL olduğu görüş ve sonucuna ulaşıldığı, hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere, kural olarak karşılık alınarak müteselsil borçlulardan biri hakkında yapılan feragatten diğer müteselsil borçluların da yararlanabileceği, benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı ... lehine feragat edilen ve kesinleşen miktar 19.936.000,00 TL olduğundan, diğer davalı müteselsil borçluların müteselsil sorumluluk kuralları gereği feragat edilen bu miktar kadar sorumluluklarından düşülmesi gerektiği, bu durumda davacı kurum istemine ilişkin 108.000.000,00 TL zarardan, davacı kurum tarafından davalı ... lehine feragat edilen 19.936.000,00 TL'nin müteselsil sorumlulukta feragatin sirayeti ilkesi gereği düşümü ve oranlanması sonrası davalı ...'ın sorumluluğu ve borcunun dava tarihi itibariyle sona ermiş olduğu bu nedenle kabul edilen denetime açık bilirkişi raporlarındaki tespitler nedeniyle bu davalı yönünden dava konusuz kalmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Yargıtay bozma ilamları doğrultusunda aldırılan denetime açık ve dosyadaki delillerle uyumlu bilirkişi kurulu raporlarındaki tespitlerden davalı ...'ın sorumluluğunun, dava tarihi itibariyle 81.245.120,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı ...'a yönelik açılan dava konusuz kalmış olduğundan esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulüne, 81.245.120,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı bankanın eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bankanın zararına neden olduğu iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava davacı ...'ye devredilen bankanın eski yöneticileri ile denetçilerine karşı açılmış sorumluluk davası olup mahkemece bozma ilamına uyularak, bozma ilamı gereğince gerekli ve yeterli inceleme yapılmış, davalı ...'a yönelik açılan dava konusuz kaldığından esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücretlerinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133/son hükmünde, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirleneceği düzenlenmiş olup yine işbu dosya kapsamında verilen Dairemiz 09.05.2019 tarih, 2017/4077 E., 2019/3600 K. sayılı önceki bozma ilamında da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133/son hükmü gereğince hükümde lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirlenir denildiğine göre her iki taraf için de hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olması gerektiği belirtilmiştir. Bu halde mahkemece, anılan yasal düzenleme ve bozma ilamı gözardı edilerek davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “875.548,80 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “45.000,00 TL” ibaresinin, (7) numaralı bendinde yer alan "1.688.000,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "45.000,00 TL" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 5.549,854,14 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.