7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kanun maddesi ve müsadere hataları nedeniyle mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, kaçakçılık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü, sanığın suçluluğunun sübutunda bir isabetsizlik görmemesine rağmen, hüküm fıkrasındaki sevk maddelerinin gerekçe ile çelişmesi, suç tarihindeki kanun hükümlerine göre sanığa etkin pişmanlık indirimi uygulanmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin talebin yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle hatalı reddedilmesi, kaçak eşya müsaderesi kararındaki eksiklikler, tek sanık olmasına rağmen vekalet ücretinin "sanıklardan" alınmasına karar verilmesi ve gerekçeli karar başlığında katılan kurumun hatalı gösterilmesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/330 E., 2023/920 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararın, Dairemizin 06.03.2023 tarihli ilâmıyla onanması suretiyle kesinleştiği ve Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Gerekçeli kararın "Delillerin değerlendirilmesi, kabul ve gerekçe" bölümünde sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11-son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesine karşın; hükümde, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri yerine 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri gereğince uygulama yapılması suretiyle hükmün karıştırılması,2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hâle geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından ödendiği gözetilerek; soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma imkânı olduğu bildirilmeyen sanığa verilen cezada, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, anılan madde uyarınca herhangi bir indirim yapılmaması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hâli bulunmadığı anlaşılan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve yargılama sürecindeki saygılı davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulandığı gözetilerek, suçun işlenmesi ile oluşan kamu zararını giderdiği anlaşılan sanık hakkında "yasal koşullar oluşmadığından" şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,4.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,5.Dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan kurum lehine hükmolunan vekâlet ücretinin "sanıklardan alınarak katılan kuruma verilmesine" karar verilmesi,6.... İdaresinin katılmasına karar verildiği hâlde, gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Müşteki" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.