Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda eksik araştırma, etkin pişmanlık ve TCK 53. madde uygulamasındaki hatalar nedeniyle bozma kararı verdi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet hükmünü düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, kargo belgesindeki el yazısı ve imzanın sanığa ait olup olmadığına ilişkin yeterli araştırma yapılmaması, bu yazı sanığa ait değilse etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimalinin gözetilmemesi ve TCKnın 53. maddesinin uygulanması açısından Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmaması nedenleriyle eksik araştırma ve hukuka aykırılık içerdiği tespit edildiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/17251 E.  ,  2026/3846 K.
"İçtihat Metni"

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına,
2. Soruşturmanın eksik yapıldığına,
3. Eksik inceleme yapıldığına,
4. Savunma hakkının kısıtlandığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Dosyada bulunan 21.03.2016 tarihli tutanakta; “... kargoya ait aps gönderici etiketi bulunan ve etiket üzerinde el yazısı ile yazılmış “gönderici:... tlf: 05...37 , alıcı ....." yazan kargo belgesinin varsa aslının getirtilerek sanığa gösterilmesi; sanık yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını söylediğinde, sanığın suç tarihinden önce resmi makamlara verdiği el yazısı ve imzalarının bulunduğu belge asılları getirtilip, huzurda yazı ve imza örnekleri alındıktan sonra, kargo belgesindeki yazı/ve/veya imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi ya da uzman kurum veya kuruluştan rapor alınması, yazıların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilememesi veya kargo gönderisine ilişkin el yazısı ile düzenlenmiş herhangi bir belge bulunamaması halinde, "adı soyadı ve telefon numarası bilgisi" dışında bir delilin bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.