Mirasçıların muris hisselerinin öz sermaye tespiti ve intikali talepli davasında, şirketin kaçış klozu uygularken belge sunmaması nedeniyle reddedilen ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Miras yoluyla edinilen şirket paylarının gerçek değerinin tespiti ve intikali talebiyle açılan davada, davalı şirketin kaçış klozunu uygulayarak payları kendi belirlediği bedelle devraldığını iddia etmesi ve değer tespiti için gerekli ticari defter ve belgeleri "şirket sırrı" gerekçesiyle sunmaması üzerine, ilk derece mahkemesi, davalı şirketin samimi olmadığını ve belgeler olmadan tespit yapılamayacağını belirterek davanın reddine karar vermiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACILAR :
DAVANIN KONUSU : Öz Sermaye Tespiti
KARAR TARİHİ
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih,....Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; davacıların murisi... 14.10.2017 tarihinde vefat ettiği, mirasçılık belgesinde belirtildiği üzere mirası 2 pay kabul edilerek davacılara ayrı ayrı 2'şer pay isabet ettiği, murisin mal varlığının tespiti için ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tereke esas sayılı dosyasında tespit talebinde bulunduklarını, davacılar tarafından davalı şirket ile beraber diğer hissedarlara ... Noterliğinde düzenlenen 25.12.2017 tarih... yevmiye no'lu ihtarnamesinin gönderilerek "murislerinin.... A.Ş. ve/veya bağlı holding ve şirketler ile her türlü grup ortaklıklarındaki paylarının miras yolu ile davacılar adına intikallerinin gerçekleştirilmesi için pay ve karar defterine yazılmasını talep ettiklerini, davalı şirket tarafından ... Noterliğinde düzenlenmiş 16.03.2018 tarih ... yevmiye no'lu cevabi ihtarname gönderilerek, "Muris....adına 1320 adet nama yazılı payın bulunduğu, bu payların gerçek değerinin 34.650,00 TL olduğu belirtilerek TTK 493/4 maddesi kapsamında payları gerçek değerinden satın alınarak Mehmet Yıldırıma ait şirket paylarının mirasçılarına intikaline onay verilmemesine ve pay defterine yazmamasına karar verdiklerini" bildirdiklerini, davacılar tarafından bu ihtara cevaben Beşiktaş 6. Noterliğinde düzenlenen 26.03.2018 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname ile gerçek değer olduğu belirtilen bedelin gerçek değerin çok altında olduğunu, bu nedenle bu fiyatı ret ettiklerini, bildirdiklerini belirterek gerçek değerin mahkeme vasıtası ile tespitini, hisse devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konmasını ve dava sonuçlanıncaya kadar şirkete denetim kayyımı atanmasını talep etmişlerdir.
Davalı şirket vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davalı şirket tarafından davacılara gönderilen ihtarname ile 596. maddesi gereğince kaçış klozu kullanılarak murisleri Mehmet Yıldırım'ın hisselerinin deviralındığını, bu devre ilişkin gerçek değerin teklif edildiğini, ancak; davacılar tarafından kabul edilmeyerek mevcut davanın açıldığını, kaçış klozunun kullanılması ile hisselerin davalı şirkete kendiliğinden geçtiğini, davacıların sadece gerçek değer tespitini talep edeceklerini, gerçek değerin ise öz sermaye değerleme yöntemi uygulanarak yapılması gerektiğini, kaçış klozunu kullanırken değerin tespiti için Bursa .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş dosyasından talepte bulunduklarını, ancak; değer tespitinin şirket tarafından belirlenebileceği, belirtilerek hukuki yarar yokluğundan talebin ret edildiğini, bunun üzerine dünya çapında olan KPMG şirketine değer tespiti yaptırarak belirlenen bedelin %5 fazlasının teklif edildiğini, ancak; kabul görmediğini belirterek, değer tespitinin KPGM firmasının sunduğu rapora göre belirlenmesi mümkün olmadığı, takdirde öz sermaye değerlendirme yöntemine göre yapılmasını davanın tespit davası olması nedeni ile tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi ile, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacıların miras yolu ile davalı şirketin 1320 adet hissesini devraldıklarını, ancak davalı şirketin kaçış klozunu kullanarak devre onay vermediğini, mahkemece aynı tarafların açtığı değer tespiti istemli iki dava dosyası daha bulunduğu, bu üç dosyadaki şirketlerin ...A.Ş. Bünyesinde bağlı şirketler olduğunu, Bursa ... Asliye Ticaret Mahekemesinin ... Esas sayılı dosyasında ...A.Ş. Yönünden değer tespiti talebinde bulunduğunu, bağlı şirketler olması nedeni ile değer tespitinin değer dosyalarında etki edeceğini, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlar ile değer tespiti için gerekli bilgileri vermedğini, gerekçe olarak şirket sırrı olduğuna, dayandığını oysaki... Danışmanlık A.Ş. Tarafından rapor hazırlanırken belge, bilgi ve defterlerin sunulduğunu, özel denetçi şirkete sunulurken şirket sırrı kavramına dayanmadıklarını bu nedenle bu çekincelerin yerinde olmadığını, defter, belge ve bilgiler verilmediği takdirde tespitin yapılmasının mümkün olmadığını, her ne kadar bu tür davaların reddi mümkün değil ise de tespit yapılmadığından ve davalı şirketin defter sunmaması nedeni ile kaçış klozu önerisini sunmasında samimi olmadığı, kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, özel bağımsız denetçi şirket tarafından verilen raporun güncellenerek hazırlanması talep edilmiş ise de, değer tespitinin karara yakın tarihi itibari ile belirlenmesi gerektiğinden bu talebinde kabul edilmediği, belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili 22.04.2022 tarihli istinaf dilekçesi ile; davalı şirket tarafından şirket sırrı kavramına dayanılarak davalı şirkete ait bilgi, belge ve defterlerin ibraz edilmediğini davalı şirketin davarınışının haksız ve iyi niyetli olmadığının, bu hususun ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda belirtmediğinin, davalı şirketin haksız davranışına istinaden davanın reddine karar verildiğini, hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine sonuç çıkaramayacağını, TTK 597 ve 493/5 maddesine göre mahkemece değer tespiti yapılması yükümlülüğünün bulunduğu, değer tespiti neticesinde davalı şirket tarafından TTK 494/3 maddesi gereği reddin haksız olduğunun anlaşılacağını, davalı tarafından değer tespiti engellenmiş olduğundan, davacılar tarafından SPK lisanslı BDO yeminli mali müşavirlik firmasına yaptırılan 17.06.2019 tarihli özel rapor dikkate alınarak değer tespitinin yapılması gerektiğini, bu raporda döviz cinsinden değerlendirme yapıldığından karar tarihine en yakın değerin tespitinin mümkün olacağı, bu raporun da davacıların murisi ....'ın bir başka iş için PWC isimli şirkete yaptırılan değer tespiti raporu esas alınarak yapıldığını, BDO isimli şirketin yaptığı değerlendirme kendi aleyhlerine olmasına rağmen kabul ettiklerini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak BDO isimli şirket tarafından düzenlenen 17.06.2019 tarihli özel rapordaki değerler esas alınarak tespit yapılmasını talep etmiştir.
Davacı ... tarafından istinaf dilekçesi verildikten sonra 15.04.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Davalı şirket vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; istinaf dilekçesi ile davacı ...'ın davasından feragat ettiğini, davacıların davalı şirketin sunmuş olduğu değerin düşük olduğuna dair herhangi bir delil sunmadıklarını, bu nedenle davacıların davasını ispat edemediğinden dolayı ret kararı verilmesi gerektiğini, BDO raporunun hükme esas alınamayacağını, bu şirkete hiçbir veri sunulmadan davacıların verdiği harici bilgiler ve intihal sureti ile hazırlandığını, bu raporun yok hükmünde olduğunu, dosyadan çıkarılması gerektiğini, bu raporun yok hükmünde olduğuna dair dava açtıklarını, bu nedenle mahkemenin değer tespiti yapılamadığından, davanın reddi gerekçesinin yerinde olmadığını, aksine davacıların davasını ispat edemediğinden reddinin gerektiğini, mahkemece .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası takip edilerek bilgi ve belge verilmediğinden ret kararı vermesinin doğru olmadığını, bu dosyada inceleme için karar verilmediğini, oysaki dosyaya sunulan belge ve mütalalara göre değerlendirmenin nasıl yapılacağının gösterildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre mahkemece de tespit yapılabileceğini davalı şirketin mal varlığı ve faaliyetlerinin sınırlı olduğunu bu nedenle incelenmesi gereken hususların sınırlı olduğunu, defter ve kayıtların neden celp edilmediğinin anlaşılmadığını, mahkemece .... A.Ş'nin iştiraki olmadığını,.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında atanan Denge isimli şirketin ...ortağı olmadığı şirketlerinde inceleme gereği duyduğundan bu şirketlerin sırlarının ortaya çıkma durumunun bulunduğunu, oysa ki mahkemenin bilirkişinin görev sınırını belirlemesi gerektiğini, ancak bunu yapmadığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının yerinde olmadığı gibi yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmasının da yerinde olmadığını, TTK 493 maddesinin uygulanmasını istemek kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, TTK 493 maddesinin uygulanmasını talep etmenin kanuni bir hak olduğunu, bilirkişilerce kötü niyetle belge ibraz edilmediğine dair değerlendirmelerin hatalı olduğunu, oysaki değer tespiti için tüm bilgi ve belgelerin bilirkişilerce temin edildiğini, faaliyet belgesi, ortaklık yapısı, 2018-2019-2020 yılları Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve Tahakkukları, 2020/1 dönem ve 2021/1 dönem geçici vergi beyannameleri ve tahakkukları ile 2018-2019-2020 yıllarına ait mizanların bilirkişiye verildiğini, ancak bilirkişilerin Mehmet Yıldırım pay sahibi olmadığı, eldeki dava ile ilgili olmayan şirketlerin kayıt ve belgelerinde ulaşmak istediklerini, bilirkişilerin talep ettiği (şirketlerin 3-5 yıllık iş planları, imtiyaz koşulları imzaların gelecek 3 yıldaki yük beklentisi, gelecek düzenlemelerde yapılacak kapasite artışları vs.) yönelik belgelerin son derece hassas ticari sırlar içerdiğini, davacıların davasını ispat edemediğinden kötü niyetli olduklarını, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacaklarını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen gerekçenin düzeltilerek davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava 6102 sayılı TTK 597 maddesi gereğince değer tespiti davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacıların murisi Mehmet Yıldırım 14.10.2017 tarihinde vefat etmiştir. ... Noterliğince düzenlenen 13.12.2017 tarih ...yevmiye no'lu mirasçılık belgesince davacıların 1/2 oranında mirasçı oldukları görülmüştür.
Mirasçılar tarafından davalı şirkete gönderilen Bakırköy .... Noterliğinden düzenlenen 25.12.2017 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarname ile; murislerinden intikal eden hisselerin, adlarına intikal ettirilerek karar ve pay defterine kaydedilmesini talep etmişlerdir. Davalı şirket tarafından ...Noterliğinden düzenlenen 16.03.2018 tarih, 04362 yevmiye no'lu cevabi ihtarname gönderilerek hisse devrine onay vermediklerini, 34.650,00 TL gerçek değer ile devir almayı önermişlerdir.
Davacılar tarafından bu ihtarnameye cevaben ...Noterliğinden 26.03.2018 tarih, ...yevmiye no'lu ihtarnameyi gönderilerek bildirilen değerin gerçek değerin altında olduğu, belirtilerek teklif kabul edilmediği bildirilmiştir.
Tarafların gerçek değer üzerinde anlaşamamaları nedeni ile eldeki değer tespiti davası açılmıştır.
Davacıların murisi davalı şirketin haricinde birçok şirkette daha hissedar olup bu şirketler tarafından da TTK 493 maddesinde ki kaçış klozu kullanılmıştır. Bu şirketler yönünden de değer tespiti davaları açılmıştır. Bu şirketlerden olan ...A.Ş. için Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosyasında dava açılmıştır. Yıldırım Holding A.Ş.'nin birçok şirkette hisssedarlığı bulunduğundan diğer şirketlerin iştiraki pozisyonundadır. ... A.Ş.'nin değer tespiti yapılırken iştiraki şirketlerin de değer tespiti yapılacağından, diğer dosyalardaki değer tespiti işlemleri Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası takip edilerek, bu dosyada atanan bilirkişi tüzel kişiliği diğer dosyalarda da atanmıştır. Ancak bilirkişi olarak atanan Denge Bağımsız denetim Serbest Muhasebeci Mali Müşevirlik A.Ş. davalı şirketler ile yapılan görüşmelerde istenilen belgeler verilmediğinden değer tespiti yapmalarının mümkün olmadığını, belirterek dosyaları iade etmiştir.
Mevcut dosyada da aynı şirket bilirkişi olarak atanmış, ve bilirkişi şirket tarafından değer tespiti yapılamadığından dosya iade edilmiş, ilk derece mahkemesince de değer tespitinin yapılamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar ve davalı şirket tarafından istinaf yoluna gelinmiştir.
Mahkemece Bursa.... Asliye ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası takip edilerek karar verilmiş ise de yerinde değildir. Davalı şirket ile ... A.Ş. arasında hissedarlık veya iştirak durumu yoktur. Davalı şirkette üç gerçek şahısın ortaklığı mevcuttur. Bilirkişi şirket yetkilileri ile davalı şirket yetkilileri arasında yapılan e-maillerde de bir kısım belgelerin verildiği görülmektedir. Zaten davalı şirket yetkilisi de istinaf dilekçesinde bunu belirterek, bu dosyada kendilerine süre verilmediğini belirtmektedirler.
Bu nedenle; ... A.Ş. İle davalı şirket arasında hissedarlık veya iştirak durumu olmadığından Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki işlemler esas alınarak karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı şirkete süre verilerek; ticari defterlerin, ayrıca bilirkişilerce talep edilen ve davalı şirket ile ilgili olan belgelerin sunulması istenilerek ve gerekirse mahallinde keşif yapılarak bilirkişilerce karara en yakın tarihe ilişkin olarak gerçek değerin tespitinin yapılması gerekir.
Taraflarca emsal değer tespiti raporları sunulmuş olduğundan, bu raporların bilirkişilerce değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle davacı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirket tarafından istinaf sebebi olarak sadece gerekçenin değiştirilmesi ve yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılması talep edildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılma gerekçesi göz önüne alındığında davalının istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince karar verildikten sonra davacı ... Can tarafından davadan feragat edildiğinden, feragatın ilk derece mahkemesince değerlendirilerek karar verilmesi için bu davacı tarafından da ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
Bu nedenle yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikler nedeniyle HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine iadesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davalının istinaf sebeplerinin kaldırma kararı gerekçesine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
4-Davacılar ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)