Hazinenin uygulama kadastrosu sonucu tapulu parsellerdeki yüzölçümü azalması iddiasıyla açtığı davanın, farkların teknolojik ölçümden kaynaklandığı ve tecviz sınırında olduğu gerekçesiyle reddine karşı temyiz incelemesi.
Özet: Davacı Hazine, Osmaniyedeki bazı taşınmazlarının kadastro uygulaması sonucunda yüzölçümlerinin azaldığı iddiasıyla dava açmış, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş; Yargıtay, yetersiz inceleme ve delil toplama nedeniyle kararı bozarak uzman bilirkişi keşfi ve kapsamlı delil araştırması yapılmasını talep etmiştir; bozma ilamına uyularak yürütülen yargılamada, yüzölçümü değişikliklerinin teknolojik ölçüm farklılıklarından kaynaklandığı ve tecviz sınırları içinde kaldığı, kadastro uygulamasının usulüne uygun yapıldığı tespit edilerek dava yeniden reddedilmiş, Hazine bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/44 E., 2022/8 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Osmaniye ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanun'unun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 313 parsel sayılı 17.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 16.957,84 m² yüzölçümlü olarak; eski 315 parsel sayılı 63.800,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 62.837,84 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 145 parsel sayılı 42.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 43.894,14 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 146 parsel sayılı 60.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 59.641,42 m² yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 147 parsel sayılı 11.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 11.069,20 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 148 parsel sayılı 6.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 6.147,81 m² yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 314 parsel sayılı 3.500,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 3.615,23 m² yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine adına kayıtlı eski 388 parsel sayılı 3.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 1 48... parsel numarasıyla 3.265,71 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü eski 313 parsel, yeni 1 48... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek yüzölçümünün eski hale iadesini talep etmiştir.3. Davacı Hazine vekili birleşen dava dosyasındaki dava dilekçesinde; Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü eski 315 parsel, yeni 1 48... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, yüzölçümünün eski hale iadesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi ibraz etmemiş ve savunmada yapmamışlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.12.2013 tarihli ve 2012/68 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 18.12.2013 tarihli ve 2012/68 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2015/12541 Esas, 2018/5052 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu taşınmazlara ait arazi kadastrosu sırasında düzenlenen ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, geniş kapsamlı tesis ve uygulama kadastrosu paftaları, tesis kadastrosundan sonra hükmen ifraz ile oluşan pafta örneği, komşu parsellere ait kadastro ve uygulama kadastro tutanakları ve dayanakları, ortafoto ve hava fotoğrafları getirtilmemiş, fen bilirkişisinden denetime elverişli rapor ve harita alınmamıştır. Öncelikle yukarıda belirtilen eksik belgeler de temin edilmeli, daha sonra harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılmalı, yerel bilirkişisi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, teknik bilirkişiler eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "1 48... , 2, 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 sayılı parsel sayılı taşınmazların tapulama, ihdas, ifraz işlemleri sonucu oluşturulan harita olan 7 numaralı paftadaki sınırları esas alınarak yapılan ve yüzölçümdeki değişikliklerin teknolojik ölçüm farkından kaynaklanmakla tecviz sınırlarında kaldığı kanaatine varılan uygulama kadastrosunun yönetmeliğe uygun yapıldığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, 1 48... , 2, 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazların sınırlarının gayri sabit olduğunu, söz konusu bir sınırda bulunan yolun önceden mevcut olmadığını, sonradan açıldığını, sınırda derenin bulunduğunun dikkate alınmadığını, dosyaya sunulan raporların hükme elverişli olmadığını ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususları kapsamadığını ve raporun bilimsel, objektif verilerden uzak olarak hazırlanmış olduğunu, kararın Hazine lehine bozularak, davalarının kabulüne karar verilmesi ve tüm yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılarak, müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun kanun ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü, nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.