Avukatın vekalet görevini ihmal etmesi sonucu müvekkilinin maddi zarara uğradığı iddiasıyla açtığı tazminat davasının, zararın ispatlanamaması nedeniyle reddi.
Özet: Davacı, avukatının duruşmalara katılmaması, adli yardım talebinin reddine süresinde itiraz etmemesi ve istinaf harçlarını yatırmayarak temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına yol açan kusurlu eylemleri nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararın tazmini için avukatı aleyhine dava açmış; ancak ilk derece mahkemesi, istinaf ve son olarak temyiz mahkemesi, davalının azlinin haklı sebeple gerçekleştiğini kabul etse de, avukatın ihmali ile davacının somut ve ispatlanabilir bir maddi zararının oluştuğu arasındaki uygun illiyet bağının kurulamaması ve zararın tespit edilememesi gerekçesiyle tazminat talebini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/898 E., 2025/1323 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/342 E., 2023/542 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; avukat olan davalıyı ölüme bağlı tasarrufun iptali istemiyle açılan Durağan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/116 E. sayılı dosyasını takip etmek üzere vekil tayin ettiğini, ancak davalının duruşmalara katılmayarak özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davayı kaybetmesine ve maddi zarara uğramasına neden olduğunu, davalının istinaf dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunduğunu, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin ara kararıyla adli yardım talebinin reddine karar verildiğini, davalının karara süresi içerisinde itiraz etmediğini, harçların tamamlanmasına dair muhtıraya rağmen süresinde yatırılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ek kararı ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verdiğini, ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da süre nedeniyle reddedildiğini ve kararın Yargıtayca onandığını, Mahkemece iptal edilen taşınmazlarla ilgili kararın kesinleştiğini, bunun sonucunda davalıyı haklı sebeple azlettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekalet sunulan dosyada verilen İlk Derece Mahkemesinin kararının süresinde istinaf edilmiş olsaydı kararın kaldırılacağına veya temyiz mahkemesi tarafından bozulacağına dair zarar tespitinin yapılamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı avukatın azlinin haklı azil niteliğinde olması, sözleşmeye aykırı davranışı ile davacının uğradığı zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davalı ile arasında vekalet ilişkisi bulunduğu, davalının kendisini vekil olarak temsil ettiği Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/116 E. sayılı davasında duruşmalara katılmadığı, adli yardım talebinin reddine ilişkin istinaf mahkemesi kararına süresinde itiraz etmediği, karar süresinde istinaf edilmediğinden istinaf talebinin reddedildiği, davalının kusurlu davranışı sonucunda davanın aleyhinde sonuçlandığı, davada alınan bilirkişi raporunda davalının kusurlu olduğunun tespit edilmesine rağmen davanın aleyhine sonuçlandığı, davalının kusuru ile zararına yol açtığı, davada zararı tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, avukatın vekalet görevini gereği gibi ifa etmemesi nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle mahkeme kararının süresinde istinaf edilmemesinin haklı azil sebebi teşkil edeceği, ancak dosyadaki bilgi, belgeler doğrultusunda, davacının davalıdan talep edebileceği maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.