Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kasten yaralamalı trafik kazasında cismani zararın zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamında olup olmadığına dair istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Birinci derece mahkemesinin, aracın kasten yaralama amacıyla kullanılması sonucu meydana gelen cismani zararın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamı dışında kaldığı ve sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddetmesi üzerine, davacılar, kasti eylem olsa dahi sigortacının üçüncü kişilerin zararını karşılaması ve sonrasında sigortalısına rücu etmesi gerektiğini savunarak karara itiraz etmişlerdir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/263 - 2026/1181
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/263
KARAR NO : 2026/1181
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE : ()
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.12.2024
NUMARASI : 2024/79 Esas 2024/1431 Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 25.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 14.02.2023 tarihinde...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacılara çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bahse konu kazanın meydana gelmesinde davacılara atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ...AŞ nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile teminat altında olduğundan davacıların zararlarından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, dava konusu trafik kazası neticesinde davacıların geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakım ihtiyacına düştüğünü belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik davacı... yönünden 35.000,00-TL, davacı ... yönünden 35.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, dava konusu kazada davacıya ait aracın kasten silah olarak kullanılmış olunmakla davacıların talebinin teminat dışı kaldığını, kasten meydana getirilen zarardan sigortacının sorumlu olmadığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/436 Esas 2024/347 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, sanık... hakkında katılan...'a yönelik kadına karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, ... plakalı aracın 06.10.2022 - 06.10.2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, somut olaya konu yaralama eyleminin ise 14.02.2023 tarihinde gerçekleştiği, trafik sigortası poliçesinin taksirle gerçekleşen trafik kazası neticesinde oluşan zararları teminat altına aldığı, somut olayda ceza dosyasından ve mahkeme dosyasında bulunan iddia ve savunmalar ile toplanan delillerden anlaşılacağı üzere taksirle yaralamanın bulunmadığı, kasten bir yaralamanın söz konusu olduğu, bu itibarla trafik kazasından söz edilemeyeceği, davacıların oluştuğunu iddia ettiği zararlarının poliçe kapsamında olmadığı, eylemin kasten gerçekleştirildiğinin tüm bilgi ve belgeler ile sabit olması sebebiyle ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenilmesine gerek olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkeme tarafından bahse konu eylemin trafik kazası olmadığı, kasıt bulunduğu bu nedenle de kusurlama yapılamadığı beyan edilmiş ise de işbu tespit ve değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, mevcut düzenleme gereğince meydana gelen zarar nedeniyle sigortacı, zarar gören üçüncü kişiye tazminatı ödeyecek sonrasında ise kasti hareketle zararı meydana getiren sigortalısına rücu edebileceğini, rücu sebebi olarak tazminat ödenmesine sebep olan olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasıtlı bir hareketi veya ağır bir kusuru sonucunda meydana gelmiş olması durumu sayılmış olup bu durumda sigortacı, sigortalısına rücu edebileceğini, netice itibari ile dava konusu kazada sürücünün fiili suç teşkil etmese idi de taksirle yaralanmaya neden olma veya trafik güvenliğinin tehlikeye sokma gibi suçları teşkil edeceğini, bahsi geçen iki davranışın da suç oluşturduğu düşünüldüğünde nasıl ki taksirle yaralanmaya neden olma suçu oluştuğunda araçta bulunan yolcular ya da araç dışında bulunan yayalar bakımından zararın teminat dışı kaldığı savunmasının ileri sürülmesi mümkün değil ise kasten yaralama suçu oluştuğunda da bu durumun araç içindeki yolculara ya da araç dışı yayalara sirayet ettirilmesi ve hak kazandıkları tazminatın teminat kapsamında olmadığının belirtilmesi sorumluluktan kurtulmaya yönelik olup açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, cürümü veyahut cinayeti işleyen/teşebbüs eden kişinin yani suçun failinin uğradığı zararın teminat dışı kaldığı izahtan vareste olduğunu, davacıların bu suçun mağduru konumunda olduğunu, dolayısıyla suçu mağdurlarının adeta suçun faili kendileriymiş gibi kabul edilerek yaralanmaları neticesinde doğan zararın teminat dışı kaldığı iddialarında hiçbir hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacıların zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
KTK'nın 85 inci maddesi "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmünü haizdir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 üncü maddesi ise "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklindedir.
Teminat dışında kalan haller ise KTK'nın 92 inci ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 üncü maddesinde ise tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararlar teminat kapsamı dışına çıkarılmadığı gibi kasti bir hareket sonucunda sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği de ortadadır.
Yukarıda açıklanan hükümler gereği davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin araç ile kasten üçüncü kişilere verdikleri zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğinin benimsendiği açıktır.
Dosya kapsamı ve Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/436E-2024/347 K. Sayılı dosyasında davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsü...'un davacılar ile yaşadıkları tartışma sonrasında araç ile davacılara çarparak yaraladığı, kazanın sürücünün kasıtlı fiili sonucu gerçekleştiği, sürücü hakkında silahla kasten yaralama suçundan verilen kararın itiraz ve istinaf incelemesi üzerine kararın yerinde olduğundan bahisle itiraz ve istinaf başvurularının reddi üzerine 07.06.2024 ve 27.05.2025 kesinleştiği anlaşılmakla; mahkemece eylemin oluş biçimi dikkate alındığında davaya konu olayın poliçe kapsamında kaldığı kabul edilmesi gerekirken, aksi yönde varılan hukuki kabul ile davaya konu olayın poliçe kapsamı dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 06.06.2023 tarih ve 2022/661 E. 2023/7517 K., 17. HD'nin 12.03.2019 tarih ve 2018/6259 E. 2019/2787 K., 05.12.2018 tarih ve 2017/4947 E. 2018/11772 K.)
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından davacıların iddia ettiği gerçek zararlarının tespiti için davacıların delilleri toplanarak yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde maluliyet ve aktüerya hesap raporları alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n