Kira ve aidat alacağı tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, kiracının ödeme ve tahliye iddiaları reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararı Yargıtayca onandı.
Özet: Kiraya veren tarafından kira ve aidat alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine kiracının yaptığı itirazın iptali istemli davada; kiracının taşınmazı erken tahliye ettiğini ve borçlarını ödediğini usulüne uygun ispatlayamaması üzerine ilk derece mahkemesince itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, davalının önceki avukatların kusuru, ödeme ve tahliye iddiaları içeren istinaf ve temyiz başvuruları, kiracının ödeme ve tahliyeyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/5552 E.  ,  2026/2581 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1082 E., 2025/1900 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/215 E., 2021/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların malik oldukları bağımsız bölümü 15.05.2012 tarihinden itibaren kiracı olarak kullanan davalının kiralananı 25.04.2016 tarihinde hasarlı bir şekilde tahliye ettiğini, ödenmeyen kira ve aidat alacakları için aleyhine başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının taşınmazı 31.12.2015 tarihinde tahliye ettiğini, kira bedelinin 1.400,00 TL olduğunu, davacının fazla bedel talep ettiğini, tüm kira bedellerinin ödendiğini, aidata fahiş faiz oranı uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5.000,00 TL birikmiş aidat borcunun davacı tarafından EFT ile ödendiğinin, banka kaydı ve Yönetim Kurulunun aidat hesap ekstresinden anlaşıldığı, bakiye borcun sıfırlandığı, davalı tarafından kira bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, kiralananın 31.12.2015 tarihinde tahliye edildiğinin ispatlanmadığı, bu doğrultuda davacının takip tarihi itibarıyla 36.976,42 TL kira alacağı, 5.000,00 TL ortak gider olmak üzere toplam 41.976,42 TL ana para alacağı ve 7.403,74 TL faiz alacağının bulunduğu, alacak belirli olduğundan icra inkar tazminatı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile itirazın 41.976,42 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş 7.403,74 TL faiz alacağı yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık yasal faiz yürütülmesine, alacağın %20'si oranında hesaplanan 9.876,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; dosyada vekil olup azledilen avukatların görevini kötüye kullandığını, müvekkilinin kira ödeme dekontlarını avukatına teslim etmesine karşın dosyaya sunulmadığını, mükerrer ödemeye neden olunduğunu, başka avukatlar tayin edilmiş ise de şansızlığın devam ettiğini ve dosyada hiç savunma yapılmadığını, taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığını, mal sahibinin vefat ettiğini, sözleşmenin mirasçılar ile imzalanması gerektiğini, elektrik şirketinden gelen yazı cevabı ile abonelik bitiş tarihinin 28.03.2016 tarihi olduğunu, aynı tarihte son tahsilatın yapıldığını, aidat borcundan kiracının sorumlu tutulamayacağını, elden ödenen bir kısım aidat paralarının davacı tarafça ödenmiş gibi gösterildiğini, davacı vekili ile site yönetiminin banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini, davacı vekilinin kendi hesabı ile tahsil ettiği bedelleri inkar ederek ve gizleyerek icra takibi başlattığını, dosyada usulsüzlükler bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira ve aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, kiracının tahliye tarihini ve davacı kiraya verenin kabulünde olan tahliye tarihine kadar işleyen kira ve aidat borcunu ödediğini usulünce ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.