Oteldeki köpük partisinde güvenlik önlemi eksikliği nedeniyle yaralanan tüketicinin maddi ve manevi tazminat talebinin mahkemece kısmen kabulü.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir otelde düzenlenen köpük partisi sırasında güvenlik önlemlerinin yetersizliği nedeniyle köpük altında kalan engelli rampasına çarparak sağ ayak bileğini kıran davacının, otel işletmecisi davalıdan maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgilidir; ilk derece mahkemesi, davalıyı %80, davacıyı %20 oranında kusurlu bularak, ıslahla artırılan önemli miktarda maddi ve manevi tazminatı kabul ederken, ambulans bedeli talebini reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise davalının ayıplı hizmet verdiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının uygun olduğunu belirtmekle birlikte, maddi tazminata faiz başlangıcı konusunda ilk derece mahkemesince hata yapıldığını değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1299 E., 2025/1740 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici MahkemesiSAYISI : 2021/823 E., 2025/445 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin tatil amaçlı konaklama yaptığı ... otelinde 09.09.2019 tarihinde hiçbir güvenlik önlemi alınmadan yapılan köpük partisinde, arkadaşlarının yanına gitmek için köpük dolu alana girdiği sırada köpüklerin altında kalan engelli rampasına çarparak düşmesi sonucu sağ ayak bileğinin 15-20 cm kadar üzerinden kırıldığını, olaydan yaklaşık 1 saat sonra ambulansın geldiğini, yapılan ameliyat neticesinde sağ bacağına dizinden ayak bileğine kadar 4 vida ile platin takıldığını, olaydan sonraki 5 aylık süreçte 1 ay kadar kıpırdamadan yattığını, 3 ay tekerlekli sandalye ve yürüteç kullandığını, son 1 ay ise koltuk değneği kullanarak bakıma muhtaç hale geldiğini, 5 ay boyunca çalışamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.100,00 TL ambulans bedeli, 100,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 386.418,16 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; yetki itirazında bulunduktan sonra, müvekkilinin kusurlu bir eyleminin olmadığını, köpük partisi yapılan alanın zeminin kaymaz halılar ile kapatıldığını, birçok alternatif yol varken davacının köpüklü alanı tercih etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkilinin gereken tüm güvenlik önlemlerini aldığını, manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığını, davacının çalışamadığı günler için SGK tarafından rapor ücreti adı altında ödemelerin yapıldığını, davacının taleplerinin zenginleşmeye yol açacak mahiyette olduğunu, ambulans giderinin zorunlu olarak yapılan bir masraf olmadığını, davacının olay nedeniyle ... Hastanesinde görmüş olduğu tedavi nedeniyle oluşan giderleri müvekkil şirket tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların kusur durumlarının tespitine yönelik alınan bilirkişi heyeti raporu ile davalı şirkete ait otelde köpük banyosu animasyonunun kaymaz bir zeminde yapılmaması, olayın meydana geldiği merdivenlerde ve ucunda ki engelli rampalarında görüşü engelleyecek ve kaymaya sebep olacak miktarda köpük birikmemesi için yeterli önlemlerin alınmaması, köpük partisine katılanlarla ilgili gerekli gözetim ve denetim yapılmaması sebepleriyle olay meydana gelmesinde davalının %80 oranında kusurlu olduğu, yetişkin olan davacının kaygan zeminde köpük birikmiş bir alana basarak dikkatsiz ve tedbirsiz hareket etmiş olması sebebiyle kaza olayının meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporu ile; davacının E cetveline göre %5.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatini bildirildiği, aktüer bilirkişi raporu ile; davacının davalı şirketten talep edebileceği maddi tazminat miktarının 386.418,61 TL olduğunun hesaplandığı, alınan raporların açık, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davacının talep etmiş olduğu ambulans ücretine ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir makbuz, ödeme dekontu bulunmadığı, davacının tatil amacı ile gitmiş olduğu davalı şirkete ait otelde sağ ayak bileğinin kırılması ve akabinde yaşadığı süreç nazara alındığında kişilik haklarının zarar gördüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 100,00 TL'nin dava ve 386.318,16 TL'nin ıslah tarihi 29.04.2025'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2.100,00 TL ambulans ücretine yönelik istemin reddine, 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıya ayıplı hizmet verdiği, davacının ayıptan kaynaklı tazminat talep edebileceği, alınan bilirkişi raporlarının da taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak maddi tazminat talebi yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeden dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; 386.418,16 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2.100,00 TL ambulans ücretine yönelik istem ile manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesi kararında uyuşmazlığın ayıplı hizmet olarak nitelendirilmesi ile faiz başlangıcının haksız fiile özgü olarak olay tarihinden itibaren alınmasının çelişkili olduğunu, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, hükme esas almaya elverişli olmayan bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet kusuru iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dosyaya kazandırılan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.