Yargıtay 7. Ceza Dairesinin kaçakçılık ve mühür bozma suçlarından çoklu sanık hakkındaki mahkumiyet kararlarında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi nedeniyle bazı hükümlerin istinaf kanun yolu için iadesi ile diğer hükümlerin esas yönünden incelenmesine ilişkin kararı.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık ve mühür bozma suçlarından sanıklar hakkında verilen bazı mahkumiyet hükümleri ile araç müsaderesi kararlarını, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verildiği için öncelikle istinaf kanun yoluna tabi olmaları gerektiği gerekçesiyle incelemeksizin iade ederken; diğer sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, toplanan delillerle iddia ve savunmaların değerlendirildiğini ve sanıkların eylemleri gerçekleştirdiğini tespit ederek, tespit edilen küçük bir yasal uygulamanın ise sonuca etkili olmadığını belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/127 E., 2024/171 K.SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, mühür bozmaHÜKÜMLER : Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet, mühür bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması; sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve mühür bozma suçlarından mahkûmiyet; sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet; kaçak eşyaların müsaderesi; ... , ... ve ... plakalı araçların müsaderesi; ... plakalı aracın müsaderesine yer olmadığına ... Ticaret Ltd. Şti. vekili, sanıklar ... ve ... müdafi ile sanıklar ..., ... ve ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî onamaSanık ... hakkında kaçakçılık suçundan kurulan hüküm ile mühür bozmaktan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve sanık ... hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile malen sorumlu vekilinin ... plakalı çekici ve ... plakalı römorkun müsaderesine yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; dava dosyasının, belirtilen hükümler yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve dava dosyasının belirtilen hükümler yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. ... plakalı nakil aracı ve sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; bozma ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler ve Sanık ... Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ile Malen Sorumlu Vekilinin ... Plakalı Çekici ve ... Plakalı Römorkun Müsaderesine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322/4-5-6 madde fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmakla,Dava dosyasının, belirtilen hükümler yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re'sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 272 ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,II- Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesindeSanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ... ve ... müdafi ile sanıklar ..., ... ve ...'nin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.1.Sanık ...'nin tekerrüre esas alınan ilâma konu suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması karşısında, anılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,2.Sanıklar ... ve ... hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı hâlde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanıkların cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilâmın esas numarasının "2022/449" yerine "2024/449" olarak gösterilmesi,3.Mahkemece sanık ... hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesi öncesi verilen ilk kararında 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, bu kararın sanık ... müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Kanun'un 63/2. maddesi gereğince Mahkemesine iade edildiği, anılan kanun iadesi sonra kurulan 05.12.2024 tarihli Mahkeme kararında ise sanık ... hakkında 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 25.500,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı verilirken sanığın cezada kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,4.Hükmolunan yargılama giderlerinin sanıklardan "eşit olarak" alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ... ve ... müdafi ile sanıklar ..., ... ve ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinde yer alan tekerrüre ilişkin bentlerin çıkartılması,2.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin tekerrüre ilişkin bentlerinde yer alan "MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA" ifadelerinden önce gelmek üzere "hükmedilen hapis cezası yönünden" ifadelerinin eklenmesi ve sanık ... hakkında kurulan hükmün tekerrüre ilişkin bendinden "2024/449" ibaresinin çıkartılarak yerine "2022/449" ibaresinin eklenmesi,3.Sanık ... hakkında kurulan hükmün "Sanık ...'un neticeten 4 YIL 4 AY 15 GÜN HAPİS ve 25.500,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ilişkin bendinin devamına gelmek üzere "sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca önceki hüküm nedeniyle cezada kazanılmış hakkı olduğundan, sanığa verilen 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 25.500,00 TL adlî para cezasının, 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına,'' ifadesinin eklenmesi ve aynı bendin devamında yer alan taksitlendirmeye ilişkin bendin hükümden çıkartılması,4.Hükmün yargılama giderlerine ilişkin fıkrasından "müştereken" ifadesinin çıkartılarak yerine "eşit olarak" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,III- ... Plakalı Nakil Aracına Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesindeİkinci kez kaçakçılık suçunda kullanıldığı anlaşılan ... plakalı nakil aracında zula bölme bulunduğu da gözetilerek, malen sorumlunun iyiniyet iddiasının kabul edilemeyeceği ve nakil aracının müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince araç ve eşyanın değeri itibarıyla işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşıldığından, suça konu kaçak sigaraların taşınmasında ikinci kez kullanılan ve iddianamede müsaderesi talep edilen ... plakalı nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine yer olmadığına dair hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... plakalı nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.