Hırsızlık suçunda sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık hükümleri ve savcılığın rızai iade itirazına rağmen verilen hükmün Yargıtayca onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası, istinaf mahkemesince etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 2 yıl 6 aya indirilmiş; ancak, savcılık, mağdurun tam rızası ve sanığın gönüllü iadesi bulunmadığı gerekçesiyle bu indirim kararına itiraz etmiş, Yargıtay ise istinaf mahkemesinin etkin pişmanlık uygulamasını doğru bularak savcılığın temyiz istemini esastan reddederek kararı onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2364 E., 2023/5044 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık, sanık müdafii ve vasiinin talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince aynı Kanun'un 168/1. maddesi uygulanmak suretiyle sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ''farklı soruşturmalarla ilgili yapılan araştırma sırasında mağdurun bir kısım eşyalarının da tesadüfen bulunarak şikâyetçiye teslim edildiğine, sanığın rızai bir iadesinin bulunmadığına, şikâyetçinin, zararının kısmen giderilmesi durumunda sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istediğine ilişkin cevabından kendisine henüz teslim edilmeyen müzik sistemlerinin bir kısmının iade edilmesi durumunda rıza göstereceğini beyan ettiğine, bu haliyle şikâyetçinin rızasından bahsedilemeyeceğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ########