2. Ceza Dairesi, sanık ve müdafiinin delil yetersizliği ve banka hesabı inceleme eksikliği iddialarını reddederek hırsızlık mahkumiyetini onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin; somut delil eksikliği, banka hesaplarının incelenmemesi, müşterilerin hesapları kullanma olasılığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; ancak hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararının onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3469 E., 2022/984 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, banka sanığın banka hesapları ve hesap hareketlerinin incelenmediğine, blokelerin ne zaman konulup ne zaman kaldırıldığının tespit edilmediğine, sanığın 17 yıldır telefoncuda çalıştığına, müşterileri ile mail order denilen yöntem ile işlem yaptığından banka hesabının müşteriler tarafından kullanılma olasılığının yüksek olduğuna, katılana gönderilen internet adresinin sanık tarafından gönderildiğinin sabit olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine''; sanığın temyiz isteminin ''20 17... yılları arasında banka hesaplarında bloke ve haciz işlemleri olduğuna, paranın blokeli hesabına yatırıldığına, bloke ve hacizlerin, vergi borcu yapılandırmasından dolayı otomatik olarak kaldırıldığı için görülmediğine, atılı suçu işlemediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.