Kök muristen intikal eden tapusuz taşınmazların kadastro tespiti davasında, miras paylarının harici satış ve uzun süreli zilyetlikle devrinin geçerliliğinin onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların miras yoluyla kendilerine intikal ettiğini iddia ettikleri taşınmazların, kadastro tespiti sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği veya davalıların murislerine yapılan harici satışlar yoluyla davalılar adına tescil edilmesine yönelik itirazını konu almaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacıların murisinin paylarını 1938de kardeşlerine sattığını, kadastro öncesi tapusuz taşınmazların menkul niteliğinde kabul edilmesi nedeniyle bu harici satışların geçerli olduğunu ve mülkiyeti devrettiğini belirterek, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/655 E., 2024/1357 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Çerkeş Kadastro MahkemesiSAYISI : 2013/85 E., 2022/107 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Çankırı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... , 1 11... , 1 12... ve 101, 1 22... , 85, 1 33... , 1 25... , 1 27... , 1 37... , 1 43... , 1 47... , 1 66... ve 142 parsel sayılı muhtelif yöüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 1 10... , 1 11... , 1 12... , 1 24... , 29, 32, 34... , 1 43... , 1 66... ve 71 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve davalı ...'nın satışı nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir.2. İtirazı komisyon tarafından reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; Çankırı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... , 1 11... , 1 12... ve 101, 1 22... , 85, 1 33... , 1 25... , 1 27... , 1 37... , 1 43... , 1 47... , 1 66... ve 142, 1 10... , 1 11... , 1 12... , 1 24... , 29, 32, 34... , 1 43... , 1 66... ve 71 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakanları ...'den evlatları olan ..., ... ve...'ya, onlardan da kendilerine intikal ettiğini ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların ... evlatları ..., ... ve ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacıların kök murisi anneleri ...'nin kendisine düşen yerleri 1938 yılında kardeşleri ... ve ...'e satmak suretiyle terk ettiğini, bazı taşınmazların ise kadastro tespitinden önce davalılar ... tarafından ...'ya satış suretiyle verildiğini ve taşınmazlarda 1938 yılından beri davacının murisi .... değil ... ve Mustafa'nın birlikte zilyet ve tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi 1856 doğumlu ...'den geldiği ve mirasçılar arasında taksim edilmediğinin davacı tarafından ispat edilemediği, davacıların murisi kök muris ...'in kızı ...'nin babasından intikal eden taşınmazları 03.03.1938 tarihli satış senedi ile kardeşlerine yani ... ve ...'ya sattığı ve zilyetliğini de terk ettiği, satış senedinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 297. madde uyarınca geçerli olduğu keşifte dinlenilen tanıklar tarafından da bu satış senedinin doğrulandığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 15/3. maddesi gereğince mirasçıların birbirlerine hisse devri/pay satışı mümkün olduğu, bu nedenle kadastro tespitinden önce yapılan satış senedine mahkememizce değer verildiği, yine kök muris ...'in oğlu ...'in kızı ... tarafından oğlu ...'a satışına ilişkin 01.04.2011 tarihli satış senedinin de geçerli olduğu ve keşifte dinlenilen tanıklar tarafından da bu satışın doğrulandığı, böylece davacı tarafların dava konusu taşınmazlara yönelik açmış olduğu davayı ispat edemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların kök muris ...'e ait iken kök murisin mirasçılarından davacıların annesi ...'in kök muristen gelen dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalı tarafın murisi ... ve diğer kardeşi ...'ya satıp zilyetliğini devrettiği, dava konusu taşınmazların kadastro sırasında herhangi bir belgeye dayanmaksızın belgesiz iktisap nedeni ile davalı adına tespit ve tescil edildiği, kadastro öncesi taşınmazların tapusuz yerlerden olup, menkul niteliğinde bulunduğundan yapılan harici satış, bağış, devir ve teslimle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( 4721 sayılı Kanun) 763. maddesi uyarınca mülkiyetin alıcılara geçtiğinin kabulü gerektiği, satış veya bağış doğrulandıktan sonra yazılı delil niteliğinde bulunan satış veya bağış senedinin doğru olup olmadığı veya geçerli bir nitelik taşıyıp taşımadığının bir önemi bulunmadığı, tapusuz taşınmazların taşınır niteliğinde kabul edildiğinden 3402 sayılı Kanun'un 14/1. fıkrası uyarınca yerel bilirkişi ve tanık dahil her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu, böylece İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... temyiz dilekçesinde; muris ... kızı ...’nin, miras payını kardeşlerine satmadığını, yıllarca ...'nin kardeşlerinin müşterek taşınmazları kullandıklarını ve bu kullanım dolayısıyla da ...'ye ve daha sonra ...'nin çocuklarına her yıl paylarına düşen hisseleri teslim ettiklerini ve kadastro kararına bu nedenle itiraz edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kök muris ...’e aitken ölümü ile mirasçılarına kalan dava konusu taşınmazlarda, davacının murisi ...’nin miras hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...’in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.