Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda alt sınırdan orantısız uzaklaşılarak belirlenen hapis cezasının temyiz incelemesi sonucu bozulmasına karar verdi.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan ilk derece ve istinaf mahkemelerince mahkum edilen sanığın temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay kolluk kuvvetlerince şüphe üzerine durdurulan taksideki sanığın rızasıyla teslim ettiği satışa hazır 30 adet marihuana ile suçun sübuta erdiğine yönelik kabulü yerinde bulmuş, ancak suç konusu maddenin miktarı dikkate alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesinin kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
8. Ceza Dairesi         2026/1358 E.  ,  2026/6159 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3303 E., 2025/2146 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/34 Esas, 2025/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis ve 110.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/3303 Esas, 2025/2146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Adli arama kararı veya arama emri alınmadan yapılan aramanın usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, delil olarak kullanılamayacağına, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işleme kastı bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair yeterli delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti kapsamında değerlendirilebilmesi için Yargıtay içtihatlarında kabul görmüş kriterlerin bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay günü kolluk ekiplerinin devriyesi sırasında sanığın yolcu olarak bulunduğu ticari taksinin şüphe üzerine durdurulduğu, sanığın başka bir suçtan aranmasının bulunduğunun tespit edildiği, kaba üst araması yapılacağı sırada sanığın rızaen 30 adet satışa hazır halde marihuana maddesi teslim ettiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Kolluk görevlilerince olay günü şüphe üzerine durdurulan ticari takside bulunan sanığın kaba üst araması sırasında rızaen 30 adet satışa hazır halde marihuana maddesini teslim etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, Mahkeme'nin sübuta yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiş ise de;
Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durumun olmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/3303 Esas, 2025/2146 Karar
sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedeni ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-1 36... .03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da bazı kriterler belirlenmiştir. Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir. İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlenmesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir. Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrarı ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay CGK, 11.06.2013, E. 2013/10-88, K. 2013/300)
08.10.2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında kolluk görevlilerinin şüphe üzerine durdurduğu ticari taksinin arka yolcu kısmında oturan ve başka suçtan yakalaması bulunan sanık ...'ın yapılan kaba üst araması sırasında üzerinde ... ibareleri bulunan ağzı preslenmiş vaziyette 30 adet ayrı ayrı paketlenmiş halde toplam daralı ağırlığı 71 gr olan uyuşturucu madde ele geçirildiği,
Ele geçen maddeler üzerinde yapılan incelemede, 02.12.2024 tarihli uzmanlık raporuna göre 58 gram ağırlığındaki uyuşturucu maddenin THC ihtiva eden esrar elde edilmesine elverişli Kenevir bitki parçaları olduğu ve elde edilebilecek net esrar miktarının ise %50 oranında olmak üzere 29 gram olduğu olaya ilişkin olarak yapılan değerlendirme neticesinde;
Her ne kadar sanıkta ele geçen maddelerin 30 paket halinde olması gözetilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise; sanık hakkında her hangi bir suç ihbarının, fiziki takibin, suç üstü halinin bulunmadığı, sanığın üzerinde ele geçen maddeleri her hangi birisine verdiğine, sattığına dair bir tespitin de bulunmadığı, ele geçen madde miktarlarının kullanım sınırı içerisinde kaldığı, ele geçen uyuşturucu maddelerin hepsinin farklı gramlarda paketlendiği, sanığın istikrarlı şekilde uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, uyuşturucu maddeyi aynı gün alıp eve giderken yakalandığını beyan ettiği, sanık savunmasının aksine suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut delil elde edilemediği, bu haliyle yukarıda belirtilen ve müstakar Yargıtay İçtihatlarında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti suçu için belirlenen kriterlerin tamamının olayımızda gerçekleşmediği, atılı suçun işlendiğinin şüphede kaldığı eylemin Uyuşturucu Madde Kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla dosyanın bozulmasına karar verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 07.05.2026