Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış markayla benzerlik ve karıştırma iddiasıyla itirazın reddi kararının iptali ve davalı markanın hükümsüzlüğü talebini değerlendiriyor.
Özet: Tanınmış markaların sahibi davacı bir şirket, kendi tescilli ve ayırt edici "..." ibaresi barındıran markalarıyla görsel ve fonetik olarak birebir benzer, aynı veya ilişkili mal/hizmet sınıflarını kapsayan başka bir markanın tesciline izin veren kararın iptalini ve yeni markanın sicilden terkinini talep etmiştir; davacı, bu benzerliğin tüketiciler nezdinde ciddi bir karıştırma ihtimali (iltibas) ve kendi seri markalarının bir parçası gibi algılanma riski taşıdığını, ilgili sınaî mülkiyet kanunu maddesine aykırılık teşkil ettiğini savunarak davasını açmıştır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/303 Esas - 2025/278

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/303
KARAR NO : 2025/278
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 10/07/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Yazım Tarihi: 12/07/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkili şirket, 32 yılı aşkın süredir öncü ürün ve kategorilerde tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamakta ve .... ve .... pazarındaki üretimleri ve pazar payı ile sektör öncülerinden ve pazar liderlerinden biri olarak görülmektedir. Bu bağlamda müvekkil şirket, yıllardır müşteri memnuniyetine verdiği önem ve hizmet kalitesinde gösterdiği başarı sebebiyle kalite ve güvenilirlikleriyle tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazanmış ve halk nezdinde aranır hale gelmiştir. İtiraza konu marka ile müvekkile tescilli markalar benzerdir. Markaların benzerliğinin yanında kapsadıkları sınıfların da aynı/ilişkili olması nedeniyle bu markaların orta seviyedeki tüketici nezdinde karıştırılması ve firmalar arasında ekonomik/idari/ organik yönden bağlantı olduğunun düşünülmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu noktada, oluşturuluş tarzı müvekkile ait markalara benzer olan itiraza konu marka, ortalama düzeyde tüketici tarafından müvekkile ait seri markalara dâhilmiş gibi algılanarak iltibas yaratacaktır. Dava konusu marka, müvekkilimiz adına .... numara ile tescilli ve“... ...” ve “...” esas unsurlu markalar ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzerdir. Müvekkilin markası esas ve ayırt edici unsur olarak “...” ibaresini içermektedir.Dava konusu “...” markası da “...” ibaresini içermektedir. Markalar incelendiğinde hem görsel hem de fonetik olarak benzer, hatta bire bir aynı oldukları görülecektir.Davalı marka sahibi adına tescili istenen ... sayılı “...” markasının müvekkilin " ...’’ " esas unsurlu ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, markaların mal/hizmet sınıfının aynı olduğu, tüketici kitlesi tarafından markaların birbirine karıştırılması, seri marka algısı yarattığını,markasının tanınmış olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkini dava konusu markanın reddinin gerektiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın gerek itiraz formunda belirtilen .... sayılı markaları gerekse dava dilekçesinde belirtilen ve ayrıca 16/12/2024 tarihli delil dilekçesinde belirtilen mesnet markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği ( ... kararının iptalinde yukarıda belirtilen marka işlem dosyasına sunulan 2 ayrı itiraz mesnedi marka esas alınacağı, hükümsüzlük yönünden ise bu markalar dışında 16/12/2024 tarihli delil listesinde belirtilen markalar mesnet alınacağı) noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 14/05/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 10/07/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “….Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerbulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... (...) ... +...
Bilirkişi heyetinden alınan 22/04/2025 tarihli raporda ÖZETLE; "Davaya konu olan ... sayılı marka başvurusu ile davacının mesnet olan yukarıdaki tabloda bilgileri verilen ibareli markaları arasında her ne kadar çekişme konusu 03. Sınıfta yer alan mallar birebir aynı olsa da Taraf markalar görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunmadığı , Bu nedenle markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşmadığı, Davaya konu olan markanın tescil edilmemesi nedeniyle hükümsüzlük koşullarının yer olmadığı " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ".... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... +... " ibareli tescilli markalı mallarından/ satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/07/2025
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır