Tanınmış markasına dayalı iltibas iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü ve kurum kararı iptal davasında ilk derece ve istinaf kararlarının temyizde onanması.
Özet: Tanınmış markalarının sahibi davacı, davalının yeni marka başvurusunun kendi markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir; ancak mahkemeler, markalar arasında görsel ve sesçil benzerlik olsa da emtia ve hizmetler arasında benzerlik veya ilişki bulunmadığı, tanınmış marka iddiası ve kötüniyetin ispatlanamadığı gerekçeleriyle davacının taleplerini reddetmiş, bu ret kararı istinaf ve temyiz mercilerince de hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5377 E.  ,  2026/1934 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/370 E., 2022/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarına dayalı olarak davalı Şirketin "..." ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazının reddedildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, oysa davalı başvurusunun hiçbir ayırıcı vasfının, baskın unsurunun, orijinal niteliğinin bulunmadığını, davalı Şirketin dava konusu başvurunun tescilinde hiçbir üstün hakkının olmadığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının aynı ve ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, tescili halinde davalı markasının, müvekkili markasının serisi olarak algılanacağını, marka kapsamlarındaki emtia yönünden de benzerlik şartının gerçekleştiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu ve bu nedenle de Kurum kararının yerinde olmadığını ileri sürerek ...'in 2021-M-8532 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmuş ise de davalı markasının kapsamında kalan emtia ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığı gibi ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler de bulunmadığı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, davacının "...+şekil" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 fıkrası anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5 fıkrasında düzenlenen koşulların da oluşmadığı, davacı tarafın, dava konusu başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 fıkrası anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, yine başvurunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasına dayanan ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.