Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı tazminatında sigorta şirketinin kusur ve sorumluluk sınırları ile faiz başlangıcına ilişkin istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesinin tazminat kararına karşı sigorta şirketinin istinaf başvurusunu konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, davalı sigortalı aracın tam kusurlu olduğu tespitiyle, davacının talep ettiği 33.708,23 TL değer kaybı tazminatının davalılardan (sigorta şirketi, araç sahibi ve sürücü) tahsiline hükmetmiştir. Sigorta şirketi ise istinaf başvurusunda, kendi sorumluluğunun sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, değer kaybı miktarının fahiş olduğunu, yaptığı ödemenin güncel değerinin düşülmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde olması gerektiğini ve temerrüt faizinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmektedir. Belge, istinaf incelemesinin başladığını ancak kararın gerekçesini içermeden sona ermektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/256 - 2026/1175
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/256
KARAR NO : 2026/1175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22.11.2024
NUMARASI : 2023/431 Esas 2024/795 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av
DAVALILAR : 1-
: 2-
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.03.2022 tarihinde davalı 'ne sigortalı, davalı ......'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait park halindeki... plakalı araca çarptığını, kazanın oluşumunda ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında 17.475,00-TL hasar oluştuğunu ve değer kaybına uğradığını, davacının aracında meydana gelen değer kaybının davalılar tarafından karşılanmadığını, sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmasına rağmen sonuç alınmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 17.07.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini 33.708,23-TL olacak şekilde artırmıştır.
Davalılar adına usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; değer kaybından, davalılar sigorta şirketi, araç sahibi ve araç sürücüsünün sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağı, dava konusu trafik kazasında, davalı sigortalı araç sürücüsü davalı ...'ın olayın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen hasar sonucu davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 947,00TL'nın mahsubundan sonra 33.708,23-TL değer kaybı oluştuğu belirtilerek, davacının davasının kabulü ile davacının 33.708,23-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatının davalı ... AŞ yönünden teminat limitiyle sınırlı olmak üzere 19.08.2022 eksik ödeme tarihinden, davalı ... yönünden 13.03.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, yargılama aşamasında kusur ihtilafı olmasına rağmen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden bir rapor alınmadan karar verildiğini, mahkemece hükmedilen bakiye değer kaybı tutarının fahiş olduğunu, araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, davalı şirketin başvuran tarafa reel değer kaybı hesaplamasına göre 947,00-TL tazminat ödemesi yaptığını, hükme esas alınan 26.06.2024 tarihli bilirkişi raporu ile bakiye değer kaybının bulunmadığı değerlendirilmesi yapılmışsa da mahkemece bu değerlendirme gerekçesiz bir şekilde göz önüne alınmadan karar verildiğini, bakiye değer kaybı tespitini kabul etmemekle birlikte, bilirkişi raporunun hesap tarihi itibariyle bulunan değer kaybı bedelinden, ödenen değer kaybı bedeli değil, 19.08.2022 tarihli 947,00-TL tutarlı ödemenin güncellenmiş değerinin tespit edilen tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, sigorta şirketi yargılama harç ve giderlerinden ve vekalet ücretinden poliçe limitinin toplam hükmedilen tazminata oranı dahilinde sorumlu olduğunu, mahkeme kararlarında bu husus gözetilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartı olmadığından arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu olduğunu, sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan poliçe teminat limitiyle sorumlu olup bakiye teminat limiti 29.454,22-TL olduğundan kararda bakiye teminat limiti yazılmadan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından ödeme yapıldığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, mahkemece temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı tazminatının işletenin hukuki sorumluluğu ve zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.
Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağından kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren araç maliki işleten ve sürücü sorumludur. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile kaza tarihinden önceki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; olay tarihinde, davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın park halindeki davacıya ait... plaka sayılı araca çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, davalı sigortalı araç sürücüsünün yönetimindeki aracı görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre sevk ve idare etmemesi nedeniyle dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile % 100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise park halinde bulunan aracı için davaya konu kazayla ilgili alabileceği bir tedbir bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğu, dava konusu davacıya ait... plakalı aracın meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu aldığı darbe sonucu araçta yapılan iş ve işlemlerin hasarları kapsadığı, olayın oluş şekli, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, ekspertiz raporundaki parça bedellerinin meydana gelen hasar ile olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uyumlu bulunduğu, olay nedeniyle 2012 model Opel Astra HB 1.3 CDTİ (95) Edition marka araçta oluşan toplam zarar tutarının yedek parça, işçilik ve KDV dahil 17.474,79-TL olduğu, aracın olay tarihinde mezkur kazadan önce piyasa 2. el rayiç değerinin ortalama 278.092,24-TL, hasar sonucu uygulanan onarım sonrası hasarlı haliyle 2. el piyasasında ortalama rayiç değerinin ise 243.437,01-TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 947,00-TL değer kaybı ödemesi de dikkate alındığında aracın olay nedeniyle 33.708,23-TL değer kaybına uğrayacağı belirtilmiştir.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile tüm deliler karşısında; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davalının kusurlu eylemi neticesinde davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla değer kaybı hak kazanmasınına, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, değer kaybı tazminatının anılan ilke ve esaslar çerçevesinde aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı sürekli değer kaybı zararı bakımından sürücü ve işleten ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Bu sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 27.06.2013 tarih ve 2013/5199 E. - 2013/10140 K., 17.12.2020 tarih ve 2020/2108 E. - 2020/8665 K.) Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. )
Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluğu çerçevesinde, davalı tarafından kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limitinin poliçede de belirtildiği üzere yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmadan yeni limit üzeriden geçerli olacaktır. O halde, davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle geçerli olan limit olup davalı ZMM sigortacısı yönünden davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 50.000,00-TL olup ilk derece mahkemesi tarafından davalı sigorta şirketi yönünden hasar tazminatına yönelik kasko sigortacısına dava tarihinden önce ödenen miktar 19.598,78-TL ile değer kaybı için ödenen 947,00-TL nispetinde poliçe limitinin tüketildiği gözetilerek bakiye limiti 29.454,22-TL aşmayacak ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti belirtmek suretiyle değer kaybı bedelinin sınırlı olarak poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar ile ikame araç bedeli yönünden ise davalı işleten sürücünün sorumlu tutulmasına, kabul edilen dava değerinin davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limitini aşması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesine karar verilmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-Davanın KABULÜ ile davacının 33.708,23-TL'den ibaret değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatının davalı ... AŞ yönünden bakiye poliçe limiti olan 29.454,22-TL ile sınırlı olmak üzere 19.08.2022 eksik ödeme tarihinden, davalı ... yönünden ise 13.03.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.302,61-TL harçtan, dava açılışında alınan 179,90-TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 576,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 755,90-TL harcın düşülmesi ile kalan 1.546,71-TL harcın davalı ... AŞ yönünden 1.345,64-TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... AŞ alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL peşin harç, 576,00-TL ıslah harcı, 179,90-TL başvurma harcı, 763,00-TL tebligat ücreti, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 3.948,80-TL yargılama giderinin davalı ... AŞ yönünden 3.435,45-TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ yönünden bakiye poliçe limiti olan 29.454,22-TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf karar harcının iadesine
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... AŞ tarafından yapılan 450,00 TL istinaf yargılama gideri ve 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek adı geçen davalıya verilmesine,
4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.