Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda, mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesince sanığın kendi istinaf talebi değerlendirilmeden onanması üzerine Yargıtay tarafından usuli eksiklik nedeniyle bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin sanık ve müdafiinin ayrı ayrı yaptığı istinaf başvurularından yalnızca müdafiinin talebini değerlendirip sanığın talebini incelemeden hüküm kurmasının kanuna aykırı olduğu tespit edilmiş; bu usul eksikliği nedeniyle bölge adliye mahkemesinin hükmü bozulmuş ve sanığın her iki istinaf talebinin de birlikte değerlendirilmesi için dosya ilgili ceza dairesine geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/161 E., 2022/88 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 1. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/114 E., 2020/302 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün sanık ve müdafii tarafından ayrı ayrı süresinde istinaf edilmesine karşın, bölge adliye mahkemesince gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında sanığın istinaf talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve/veya değerlendirildiğine delalet eden ilgili ve yeterli gerekçeler gösterilmeden yalnızca sanık müdafiinin istinaf talebi incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince sanık ve müdafiinin istinaf talepleri birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.