Çıraklık dönemindeki fiili çalışmanın hizmet tespiti ve sigortalılık başlangıç tarihi belirlenmesi talepli davada, hak düşürücü süre, işçilik niteliği ve 18 yaş sınırı tartışmalarıyla temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin çıraklık eğitimi almasına rağmen bir şirkette fiilen çalışarak üretim faaliyetlerine aktif olarak katıldığı iddiasıyla 1998-2004 yılları arasındaki sigortalılık başlangıç ve çalışma sürelerinin tespitini talep etmesi üzerine gelişen bir davayı ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren 2.093 gün boyunca asgari ücret üzerinden uzun vadeli sigorta kolları kapsamında sigortalılığının tespitine karar vermiş, davalı ve feri müdahil kurumun hak düşürücü süre, çıraklık vasfı ve ödenen ücretlerin niteliğine ilişkin itirazlarına rağmen bu karar, davacının aktif çalışmasının tanık beyanları ve mevcut bildirimlerle desteklendiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi tarafından onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/14248 E.  ,  2026/4299 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2573 E., 2025/1111 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/213 E., 2023/188 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının,davalı .. Giyim Sanayi ve ... A.Ş’ye bağlı olan .. .. Mah. .. Cad. No.. ../.. adresinde mukim .. Giyim Sanayi ve ... A.Ş .. Şubesi unvanlı işyerinde işçi sıfatıyla 04.09.1998 tarihinden başlayarak 04.10.2004 tarihine kadar fiili olarak çalıştığını, ancak şirketin 11.12.1998 tarihinde müvekkiline çıkış verdiğini, müvekkilinin bu süre zarfında .. Mesleki ... Merkezi Müdürlüğüne bağlı çıraklık eğitimlerine de devam ettiğini, çıraklık eğitimi almasına rağmen müvekkilinin üretim faaliyetlerine aktif olarak katıldığını, haftanın 5 günü bilfiil çalışmakta olup 1 gün çıraklık merkezinde eğitime katıldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya ait işyerinde 04.09.1998 tarihi ve 04.10.2004 tarihleri arasında aktif ve bilfiil çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıç tarihinin 04.09.1998 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çırak olarak çalışmış olduğunu beyan ettiği dönem üzerinden 21 yıl geçmesi nedeni ile kayıtlara ulaşılamadığını, davacıya belirtilen ücretlerin çıraklık ... merkezi tarafından ödenmiş olabileceğini, davacıya davalı iş yerinden ücret ödenmiş olsa da bunun davacının çırak olarak çalıştığı gerçeğini değiştirmeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne,
a)Uzun vadeli sigorta kollarından Kuruma bildirilmiş olan 04.09.1998 - 11.12.1998 tarihleri arasına ilişkin çalışmalarının tespiti isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine,
b)Davacının sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 20.06.2003 tarihi olarak tescili gerektiğinin tespitine,
c)Davacının .. sicil numaralı .. Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş. unvanlı davalı işyerinden kuruma bildirilmiş olan çalışmaları haricinde prime esas kazanç alt sınırı altında kalmadan asgari ücretle;
12/12/1998-04/10/2004 tarihleri arasında toplam 2.093 gün süre ile hizmet akdine bağlı sigortalılığının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Davacının sigortalı hizmet dökümlerine göre 04.09.1998-11.12.1998 tarihleri arasında “98” gün davalı Kuruma bildirimlerinin yapılmış olduğu, bu haliyle davacının talepleri yönünden hak düşürücü süre engelinin bulunmadığı, tanıklardan ... ...'ın davalı işveren nezdinde 01/11/1997-20/08/2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilen çalışmalarının bulunduğu ve tanık ...'nın davacının çalışmalarını doğruladığı,
Davacının banka hesabına yatırılan ücretlerin toplamının brüt halinin dönemin asgari ücretinden daha düşük veya birbirine çok yakın ücretler olduğu, bu durumda, Kuruma bildirilen aylık kazançların asgari ücret altında bir kazanç olamayacağı nazara alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi de isabetli görülmüş olmakla, HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu " gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili özetle,
1. Davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken aksi yönde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Davacının müvekkil şirkete ait işyerinde çıraklık yaptığı dönemde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılarak bir hizmet akdine bağlı olarak çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerde yaşının oldukça küçük olması nedeniyle davacıya herhangi bir işçi gibi gömlek/pantolan diktirildiğinin iddia olunmasının hayatın olağan akışına, akla ve mantığa aykırı olduğunu,
3. Davacıya 20/11/2001-04/10/2004 tarihleri arasında banka kanalıyla ödenen ücretin, çıraklık eğitimi süresince Mesleki ... Kanunu gereği kendisine ödenen ücret olduğunu,
4. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 16 yaşını doldurmadığı dönem için 16 yaşını doldurmayanlar için belirlenen asgari ücret esas alınması gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmiş olup, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu,
5. Bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmemiş ve savunma hakları ihlal edilerek karar verilmiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2-Feri müdahil Kurum vekili özetle,
1.Hak düşürücü süre ve çalışmanın kesintili olup olmadığının araştırılması gerektiğini,
2.Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini,
3.Mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerinde işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi ve Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.