Şirket esas sözleşme değişikliğinin tescili öncesinde sermaye artırımı ve rüçhan hakkı kullanımına ilişkin ticaret sicil ilanı tescilinin iptali talebi.
Özet: İmtiyazlı pay sahibi davacılar, şirketin ağırlaştırılmış nisaplara uyulmadan alınan esas sözleşme değişikliği ve sermaye artırımı kararlarının Türk Ticaret Kanununun 455. maddesi uyarınca tescil edilmediği için hüküm ifade etmediğini ileri sürerek, bu kararlara dayanan yönetim kurulu rüçhan hakkı kullanımına ilişkin tescil ve ilanının hukuka aykırı olduğunu belirtip iptalini talep etmiş; davalı sicil müdürlüğü ise işlemin sermaye artırımı tescili olmayıp, yalnızca Türk Ticaret Kanununun 461. maddesi gereği rüçhan hakkı kullanımına dair olduğunu ve hukuka uygun olduğunu savunmuştur.

MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI :2022/91 Esas, 2022/681 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava dışı ... San. Tic. A.Ş.'nin imtiyazlı A grubu pay sahibi hissedarı olduklarını, 15.12.2021 tarihinde 2021 yılı olağan üstü genel kurul toplantısının ve 17.12.2021 tarihinde imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, bu genel kurul ve özel kurul tutanaklarının tescil edilmemesi gerektiği konusunda davalı ... Sicil Müdürlüğü’ne .... Noterliği'nden ihtarname gönderdiklerini, 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının “Şirketin Sermayesi” başlıklı 7 numaralı maddesinin “Gerek sermaye arttırılması ve gerekse azaltılması ile ilgili kararlar, kanunun bu hususlarda aradığı nisaplara ilaveten A grubu hissedarlarının en az 2/3'sinin yazılı muvafakati ile mümkündür.” şeklinde olduğunu, buna rağmen 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının “Şirket Esas Sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) uyumlu hale getirilmesi için 16, 17, 19, 21... . (Ek Madde-l) maddelerinin kaldırılması, 7, 10, 18... . maddelerinin Yönetim Kurulunca hazırlanmış ve ilan edilmiş şekli ile değiştirilmesi hususunun Genel Kurulun Onayına sunulması, müzakeresi ve karara bağlanması” başlıklı gündemin 6. maddesi oylanırken ağırlaştırılmış nisap dikkate alınmadan karar alındığını, bu karara ilişkin muhalefet şerhlerinin genel kurul tutanağında yer aldığını; TTK’nın 455. maddesi gereğince esas sözleşme değişiklikleri tescil ile hüküm ifade etmekte olmasına rağmen ve henüz şirket esas sözleşmesinin sermaye artışına ilişkin 7 numaralı maddesinin tadili tescil edilmemişken bu sefer aynı 15.12.2021 tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı gündem maddesi ile sermaye artışına karar verildiğini, ağırlaştırılmış nisabın da dikkate alınmadığını, bu hususta da taraflarınca muhalefet şerhi düşüldüğünü, görevli Bakanlık temsilcisi ...’ın da ilgili maddenin müzakeresi esnasında söz alarak “şirket sermayesinin artırılması ve azaltılmasında A tipi imtiyazlı paya sahip olanların 2/3’ünün muvafakatının aranması gerektiğini” belirttiğini, bu hususun tutanağa geçildiğini, 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ve 17.12.2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantı tutanakları tescil edilmemiş ise de 13.01.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde adeta esas sözleşme değişikliğini içeren genel kurul toplantı tutanağı tescil ve ilan edilmiş gibi anılan genel kurul toplantısında alınan sermaye artışı kararına ilişkin rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının hukuka aykırı şekilde tescil ve ilan edildiğini, her iki toplantının da şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesi gündem ve kararlarını içerdiğini, anonim şirketlerde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin “Tescil” başlıklı TTK’nın 455. maddesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının ticaret siciline tescil edilmesi gerektiği ve değiştirme kararının tescil edilmeden önce hüküm ifade etmeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, şirket yönetim kurulunun 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısını ve 17.12.2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantılarını tescil ettirme sorumlulukları bulunmasına rağmen bu sorumluluğu yerine getirmediklerini, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün 13.01.2022 tarihli tescil ve ilan işleminin şirket esas sözleşmesindeki değişiklik henüz tescil edilmediğinden şirket esas sözleşmesine ve TTK'nın 455. maddesinde yer alan emredici hükme aykırı olduğunu, bunun yanı sıra üçüncü kişiler nezdinde adeta genel kurul ve özel kurul toplantı tutanaklarının tescil edildiği şeklinde gerçek dışı ve yanıltıcı bir izlenim doğurduğunu, haksız şekilde tesis edilen şirket esas sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık içeren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 13.01.2022 tarihli 10494 sayılı 12 53... sayfa numaralarında tescil edilen ilana itiraz ettiklerini ileri sürerek tescil işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; TTK'nın 461. maddesi gereği müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen tescil işleminde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, davacıların esasen 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin karara itirazda bulunduklarını ancak müdürlükleri tarafından yapılan 13.01.2022 tarihli tescilin bir sermaye artırımı tescili olmayıp, sadece 6102 sayılı TTK'nın 461. maddesi gereği rüçhan hakkı kullanımına ilişkin yönetim kurulu kararının tescil ve ilanından ibaret olduğunu, sermaye artırımının genel kurulda görüşülmesi gerektiğini ancak söz konusu genel kurulun tescil ve ilanı ile hüküm ve sonuçlarını doğurduğunu, 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurula ve dolayısıyla sermaye artırımına ilişkin bir tescilin bulunmadığını, hukuki sonuçları doğmamış bir işleme ilişkin olarak açılmış olan bu davanın dava şartı ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 455. maddesinde “Esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketin internet sitesine konulur. Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez.” düzenlemesine yer verildiği, somut davada davacı tarafın dava konusu tescil işleminin ardından TTK’nın 34. maddesi gereğince bu işlemin silinmesi istemiyle davalı ... Sicil Memurluğuna başvurması ve verilecek karara karşı aynı maddede yazılı 8 günlük süre içerisinde mahkemeye başvurması gerekirken, ön şart niteliğindeki bu yolu tüketmediği gerekçesiyle erken açılmış davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususunun düzenlendiği, eldeki davada davacı tarafından TTK 34/1. bentte öngörülen bu süreç işletilmeden doğrudan dava açtığından mahkemece davacının hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca, davalı kurum tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen tescil işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.