Mirasçıların ortak muristen intikal eden taşınmazlarda kadastro tespitine itirazı, eksik araştırma ve mirasçılar arasında zamanaşımı zilyetliği ile iktisap meselesini ele alan temyiz kararı.
Özet: Çankırıda yapılan kadastro tespitinde farklı parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle çeşitli kişiler adına tescil edilmesine itiraz eden davacı, murisinden gelen miras hakkına dayanarak kendi adına tescilini talep etmiş, ilk derece mahkemesi görevsizlik kararı vermişse de Yargıtay bozması üzerine esas incelemesi sonucunda davacıların zilyetlikle iktisap koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise kararı, taşınmazların ortak muristen intikal ettiği, bilirkişi beyanlarının hatalı olduğu, eksik araştırma yapıldığı ve mirasçılar arasında zamanaşımı ile mülkiyet edinilemeyeceği iddialarıyla temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/6790 E.  ,  2026/3852 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2024/8 E., 2025/24 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Çankırı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... , 40, 41, 43, 47, 48... ada 20, 21, 22, 23, 38, 53, 75, 76, 170, 171, 172, 1 73... ada 2 07... ada 3 parsel sayılı taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle ... ve arkadaşları adına; 1 19... , 1 27... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, veraseten iştirak halinde ... mirasçıları adına; 1 64... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, eşit hisselerle .... oğulları ... ve ... adlarına ve 1 27... parsel sayılı taşınmaz ise Dursun oğlu ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; murisleri olan ...'ndan gelen miras hakkına dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile.Çankırı ili ... ilçesi ... köyü 1 03... , 40, 41, 43, 47, 48... ada 20, 21, 22, 23, 38, 53, 75, 76, 170, 171, 172, 1 73... ada 207, 1 40... , 1 19... , 1 27... , 1 32... , 1 64... ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların miras yoluyla büyükanneleri ...'den intikal ettiğini, bu yerlerde davacının miras hakkının olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2007 tarihli ve 2006/364 Esas, 2007/65 Karar sayılı kararı ile, "dava harcının yatırıldığı tarih itibarıyla askı ilan süresinin dolduğu, bu nedenle genel mahkemelerin görevli olduğu" gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.04.2009 tarihli ve 2009/1607 Esas, 2009/1204 Karar sayılı ilamıyla, "dava dilekçesinin havale tarihi itibarıyla Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu, İlk Derece Mahkemesince işin esası incelenerek sonucu hakkında karar verilmesi gerektiği, kabule göre de davanın askı ilan süresinden sonra açılması halinde dahi davanın esastan reddedilmesinin doğru olmadığı, dava dilekçesinin reddi ile dosyanın görevli genel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "tapuya dayalı tespit edilen taşınmazlarda tapunun dava konusu taşınmazlara uyduğu ve hukuki kıymetini yitirmediği, senetsizden tespit edilen taşınmazlar da davalıların murisi ...'in zilyetliğinin bulunduğu, davacıların zilyetlikle iktisap koşullarını sağlamadığı" gerekçesiyle, davanın reddine ve 1 03... , 40, 41, 43, 47, 48... ada 20, 21, 22, 23, 38, 53, 75, 76, 170, 171, 172, 1 73... ada 19... , 1 27... ve 9, 1 32... , 1 40... ve 1 64... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların "..." olarak bilinen müvekkileri olan davacılar ve davalıların ortak murislerinden miras yoluyla intikal ettiğini, davalı ve davacıların kök murisleri ... oğlu ...'dan, önce oğulları ... ve ...'e, daha sonra ...'in varisleri ... ve ...'a ondan sonra da hem davacılara hem de davalılara intikal ettiğini, davalıların büyükannesi ...'nin davalıların dedesi ...'in eşi olduğunu, davalı ..., dava konusu taşınmazların davacılarla ortak muristen intikal ettiğini gizlemeye çalıştığını, mahalli bilirkişilerin yaşları ve sınırlı bilgileri dolayısıyla beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, aynı yerde ortak muristen davacılara ve davalılara intikal eden tapulu başka taşınmazların mevcut olduğunu, işbu dava konusu taşınmazlara ilişkin de tapu kayıtlarının bulunup bulunmadığının Mahkemece yeterince araştırılmadığını, dava konusu taşınmazlarla ilgili önemli kayıtları içeren Kurşunlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/229 Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmediğini, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet edinilmesinin hukuken mümkün olmadığını ve İlk Derece Mahkemesinin eksik ve hatalı karar verdiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kök muris ... oğlu ...'dan intikal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.