Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla ilgili haksız gözaltı tazminatı talebinin, infaz edilmeyen tutuklama nedeniyle reddinin Yargıtay incelemesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutuklama yaşadığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep eden davacı hakkında, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz görmemesi ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ise cezalandırılması sonucunda, ilk derece mahkemesi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu karar davacının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince de esastan reddedilerek onanmıştır.
12. Ceza Dairesi         2022/8407 E.  ,  2026/4392 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2661 E., 2022/456 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminata hükmedilme koşullarının, oluştuğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 19.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.07.2016 tarihli ve 2016/322 Sorgu numaralı kararı ile soruşturma konusu suçlardan tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2017 tarihli ve 2017/115775 soruşturma nolu kararı ile davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, kararın itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren ödenmesini talep ettiği davada, yerel mahkemece, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemlerinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından gerçekleştirildiği, ... Kadın Kapalı CİK cevabına göre ise davacının bu tutuklama müzekkerelerinden silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla ilgili olan müzekkeresinin 22.07.2016'da infazına başlandığı, 14.11.2017 tarihinde de 2017/41 esas sayılı dosyasından tahliye edildiği, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan tutuklama müzekkeresinin ise infaz görmediği, davacı hakkında infaz görmeyen bu tutuklama müzekkeresinde belirtilen anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşsa da bu suçla ilgili tutuklama müzekkeresi infaz görmediğinden yasal şartları oluşmadığından davanın reddine davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 19.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.07.2016 tarihli ve 2016/322 Sorgu numaralı kararı ile soruşturma konusu suçlardan tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2017 tarihli ve 2017/115775 soruşturma nolu kararı ile davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, aynı soruşturma dosyası kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2017/41 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı ile davacının "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve2019/356 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.03.2026 tarihli ve 2022/29239 Esas, 2026/5908 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacının aynı soruşturma kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından aynı sorgu ile tutuklandığı, değişen suç vasfı nedeniyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2020/2661 Esas, 2022/456 Karar sayılı kararında, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.