Anayasal haklar ve CMK hükümlerince temyiz dilekçesinde sebep bildirme zorunluluğunun ihtarat eksikliği nedeniyle dosyanın yeniden usulüne uygun tebligat için geri gönderilmesi kararı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, temyiz nedenlerinin belirtilmesi gerektiği ve aksi takdirde istemin reddedileceği hususunda sanık ve müdafiine usulüne uygun bir bildirim yapılmadığı anlaşıldığından, hak kaybının önlenmesi amacıyla ilgililere, tebliğden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini içeren ek dilekçe sunulmaması halinde temyiz isteminin reddedileceği uyarısını içeren meşruhatlı tebligat yapılması ve sürecin tamamlanması için dosyanın yeniden ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi kararı alınmıştır.
10. Ceza Dairesi         2021/19217 E.  ,  2026/4487 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1015 E., 2018/847 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hüküm kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Anayasa'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 34/2. ve 232/6. maddeleri gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, aynı Kanun'un 294/1. maddesinde “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklinde, yine aynı Kanun'un 295/1. maddesinde ise ''Temyiz
başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir" biçiminde düzenlemeler bulunması, sanık müdafiinin 17.07.2018 tarihli yasal süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermediğinin, ancak kararın son bölümünde ve sanık adına düzenlenen gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2021 tarih ve 2019/9. MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile 29.03.2023 tarih ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanık ve müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği anlaşılmakla;
Yukarıda belirtilen şekilde sanığa tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligat yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması, süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise, mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dosyanın incelenmeksizin oy birliğiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.