İmar planı kısıtlamalarıyla oluşan hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal edilen taşınmazın kamulaştırmasız bedel tahsili davasının temyiz incelemesi.
Özet: Mülkiyet hakkına hukuki el atma iddiasıyla açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, imar planında "kültürel tesis alanı" olarak ayrılan ancak uzun yıllar boyunca idare tarafından kamulaştırma yapılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığı taşınmaz için ilk derece mahkemesi bedel tahsiline karar vermiş, davalı idarenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek idarenin pasif tutumunun kamulaştırmasız el koyma niteliğinde olduğu ve taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5080 E.  ,  2026/417 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1443 Esas, 2024/2819 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/412 Esas, 2023/127 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .........., ... Mahallesi, 9 25... parsel sayılı taşınmazın imar planında “Kültürel Tesis Alanı” olarak ayrıldığını, davacıların mülkiyet hakkının belirsiz ve süresiz olarak hukuken kısıtlaması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini görev itirazında bulunduklarını, davanın süresinde açılmaması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduğu, dava konusu taşınmazın imar planında kültürel tesis alanı olarak planlı alanda kaldığını, üst ölçekli plan yapma yetkisinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğundan bahisle sorumluluğun onlara ait olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin imar planlarını onaylayan Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, fiilen el atmanın ve kısıtlılığın olmadığını, bu yönüyle bedelinin istenemeyeceğini, alınan raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2000 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “ Kültürel Tesis Alanı” olarak ayrılmış olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre parselin üzerinde amacına uygun olarak herhangi bir yapı veya müştemilat bulunmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğinden, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafın ıslah dilekçesine istinaden, proje bütünlüğü gözetilmek suretiyle hüküm tesisinin yerinde olduğu, hukuki el atma nedeniyle maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedildiği, ancak bu hususun davalı tarafça istinaf edilmemesi ve resen gözetilmesi gereken hususlardan olmaması sebebiyle istinaf incelemesinde dikkate alınmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca davacı taraf yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan ek rapor uyarınca belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir ise de vekâlet ücreti hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.