Haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasının, davacı hakkında terör örgütü üyeliğinden kesinleşmemiş mahkumiyet kararı bulunması sebebiyle reddedilmesi kararı.
Özet: Haksız koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan davacının, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesine karşın, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf aşamasında olması ve henüz kesinleşmemesi sebebiyle, gözaltı ve tutuklama gibi koruma tedbirlerinin hukuka aykırılığının ana davanın kesinleşmesinin ardından değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla tazminat koşullarının henüz oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davasının reddedilmesi ve bu kararın istinaf ile temyiz aşamalarında da onanması hükmedilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/8418 E.  ,  2026/4389 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2835 E., 2022/681 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız arama, el koyma, gözaltı, tutuklama ve tutukluluğun devamına karar verilmesi nedeniyle 160.000,00 TL maddi, 660.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; tazminata hükmedilme koşullarının, oluştuğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4733 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 20.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.07.2016 tarihli ve 2016/278 Sorgu numaralı kararı ile soruşturma konusu suçlardan tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2017 tarihli ve 2017/11833 soruşturma nolu kararı ile davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, kararın 28.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının, haksız arama, el koyma, gözaltı, tutuklama ve tutukluluğun devamına karar verilmesi nedeniyle 160.000,00 TL maddi, 660.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren ödenmesini talep ettiği davada, yerel mahkemece, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemlerinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından gerçekleştirildiği, her iki suçtan tutuklandığı ve tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği, soruşturma sonucunda Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak; hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/249 Esas - 2019/116 Karar Sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafii tarafından istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama tedbirinin her iki suça ilişkin olması ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yapılan yargılamanın devam etmesi ve kararın henüz kesinleşmemiş olması nazara alındığında koruma tedbirleri nedeniyle CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince yakalama, gözaltı, arama, bilgisayar ve kütüklerinde arama ve el koyma, tutuklama kararlarındaki usulsüzlüklere ilişkin iddialarının ilgili dosyanın kesinleşmesinin ardından takdir ve tartışılmasının gerektiği, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek dosya kapsamında davacının taleplerine dayanak teşkil edecek somut delil bulunmadığı nazara alınarak davacının tazminat taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4733 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 20.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.07.2016 tarihli ve 2016/278 Sorgu numaralı kararı ile soruşturma konusu suçlardan tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2017 tarihli ve 2017/11833 soruşturma nolu kararı ile davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı soruşturma dosyası kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2017/249 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararı ile davacının atılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/906 Esas, 2021/154 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/398 Karar sayılı kararı ile davacının atılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/1161 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2023/10653 Esasında temyiz incelemesinde olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacının aynı soruşturma kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından aynı sorgu ile tutuklandığı, değişen suç vasfı nedeniyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2020/2835 Esas, 2022/681 Karar sayılı kararında, davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.