Kamuya ait araçlar arasında kırmızı ışık ihlali nedeniyle meydana gelen trafik kazasında kusur tespiti talepli tespit davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında kusur oranlarının belirlenmesi talebiyle açılan tespit davasıyla ilgilidir; davacı şirket, kendisine ait motosiklet ile davalı emniyet genel müdürlüğüne bağlı polis aracı arasında meydana gelen kazada, polis aracının kırmızı ışık ihlali yaptığını ve %100 kusurlu olduğunu iddia ederek kusur tespiti istemiştir; davalı ise motosiklet sürücüsünün kavşağa hızlı ve kontrolsüz girdiğini savunarak tam kusurlu olmadığını ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi, polis aracı sürücüsünü kırmızı ışık ihlali nedeniyle asli kusurlu bulmuş ve davacı motosiklet sürücüsünün kusurunun olmadığını tespit etmiştir; bu karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, bölge adliye mahkemesi davanın hukuki niteliğini Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106. maddesi uyarınca bir tespit davası olarak değerlendirmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2024/2221 E.  ,  2026/3602 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1259 E., 2023/1520K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... Başmüdürlüğü ... Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılan 06... plakalı motosikletle, davalı Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı ... İl Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı 06... plakalı aracın trafik ışıklarına uymadığını, bu nedenle 09.11.2020 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası akabinde il emniyet müdürlüğü ekipleri kaza yerine davet edildiğini ve kaza tespit tutanağının düzenlenmesi istendiğini, bununla birlikte davalı kurum adına kayıtlı araç sürücüsünün kendisine hangi ışığın yandığını hatırlamadığını beyan etmesi üzerine emniyet birimleri tarafından kusurların Mahkeme tarafından belirleneceği ifadesi belirtilerek kusur değerlendirmesi yapılmaksızın tutanağın tamamlandığını, davacı şirket hizmetlerinde bulunan aracın tamir ve bakımı için kusur oranlarının açıkça yer aldığı bir kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğundan, kusur oranlarının belirlenmesi bakımından eldeki davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, davalı kurum personelinin kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmaması ve davacı şirket personelinin de yeşil ışık yanması üzerine kavşağa girmesi nedeniyle söz konusu trafik kazası gerçekleştiğini, kaldı ki davalı kurum personelinin tutanak düzenlenirken bu yönde bir itirazının da olmadığını, açıklanan nedenle kazaya neden olan Emniyet Genel Müdürlüğü aracının %100 kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay üzerine tutulan tutanakta kaza görüntülerini kaydeden ... numaralı ... kamerasının bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu görüntüler incelendiğinde; 09.11.2020 günü saat 10.30 sıralarında ... sevk ve idaresinde bulunan 06... plakalı aracın Yenimahalle tarafından ... istikametine doğru ... Caddesi üzerinden seyir halinde bahse konu kavşağa yaklaştığını, kendi istikametinde ve yan şeridinde ve kendi önünde seyirde bulunan bir aracın kavşağa geldiğinde yavaşlayarak durduğunu ve bu sebeple bu istikamete kırmızı ışık yandığının tahmin edildiğini, polis otosunun kavşakta durmadan geçtiğini ve ayrıca ... sevk ve idaresindeki 06... plakalı ... motorsikletinin ... kampüsünden ... Caddesi istikametine hızlı bir şekilde çıkış yaparak seyir halinde olduğunu, bu istikamette bulunan araçların önce bir süre bekledikleri ardından yavaş yavaş hareketlenmesinden ötürü muhtemelen bu istikamete de henüz yeşil ışığın yeni yandığının tahmin edildiğini ancak ... motosikletinin kavşağa hızlı ve kontrolsüz bir şekilde giriş yaptığının tespit edildiğini, hal böyle iken tam kusurlu olma durumu gerçekleşmediğini, bahse konu olan 06... plakalı motosikletin kavşağa hızlı ve kontrolsüz bir biçimde girmesi sebebiyle ... isimli sürücünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla dava konusu 09.11.2020 tarihli kazanın davacı idareye ait olup ... idaresindeki 06... plakalı araç ile davalı idareye ait 06... plakalı araç arasında meydana geldiği, kazada sürücü ...'un araç ile kavşağa geldiğinde istikametine yanan kırmızı ışık nedeniyle durması akabinde yeşil ışık yandıktan sonra kontrollü bir şekilde kavşağa girmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girip diğer sürücü idaresindeki motosikletin istikamet yönünü kapatması neticesi meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki araç ile kavşağa geldiğinde istikametine hitaben yeşil ışık yanması nedeniyle seyrine devam ederek kavşaktan geçişini gerçekleştirdiği sırada, sol tarafından gelen davalı idareye ait araç sürücünün kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girip istikamet yönünü kapatması neticesi meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı rapor ile anlaşılmakla davanın kabulü ile 09.11.2020 tarihli kazada davacı idareye ait 06... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesinde eda davası ikamesinden önce tespit edilmediğinde zayi olacak herhangi bir delilin toplanmasının talep edilmediği, kaza tutanağında kusur belirlemesi yapılmadığından davalı tarafın tam kusurlu olduğunun belirlenmesinin talep edildiği, bu yönüyle davanın HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davası niteliğinde olduğu, HMK’nın 106. maddesinde tespit davasının açılabilmesi için gereken şartların belirlendiği, buna göre; tespit davası açacak tarafın dava açmakta korunmaya değer güncel bir yararının olması ve bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespitini talep etmesi gerektiği, ayrıca maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı, dava konusu kazadaki kusur durumunun eda davasında da tartışılabileceği, eda davası ile tamamen elde edilebilecek bir hususun öncesinde tespit davasına konu edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı sonucuna varıldığından, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile esası incelenerek karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; mahkeme kararın kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın, HMK'nın 114/1-h gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kurum adına kayıtlı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu tespitinin aracın zorunlu trafik sigortasının yaptırıldığı ... A.Ş.'ye karşı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/632 E. sayılı dosyası ile açılan davada tespiti yapılan Adli Tıp Kurumu raporu ile hükme dayanıldığını, davacı şirketin eldeki tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğunu, ayrıca maktu vekalet ücreti verilmesinin de hatalı olduğunu belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı kuruma ait araçla davalı idareye ait aracın karıştığı 09.11.2020 tarihli çift taraflı trafik kazasında davalı idarenin işleteni olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu kazadaki kusur durumunun eda davasında tartışılabilecek olmasına ve tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamasına gör,e temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.