Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kasko poliçesinden kaynaklanan araç hasar tazminatı davasında istiap haddi aşımı teminat kapsamını değerlendirdi.
Özet: Davacıya ait kaskolu aracın tek taraflı trafik kazasında hasar görmesi sonucu açılan tazminat davasında, davacı vekili kasko poliçesinden doğan 100.000 TLlik hasarın avans faiziyle tahsilini talep etmiş, davalı sigorta şirketi ise aracın aşırı yük nedeniyle istiap haddini aştığını ve hasarın teminat dışı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, sigorta şirketini 100.000 TL hasar tazminatını avans faiziyle ödemeye mahkum etmiş, davalı bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1629 Esas 2026/963 Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1629
KARAR NO : 2026/963
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2024
NUMARASI : 2024/120 Esas 2024/672 Karar
DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 14/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 16/10/2022 tarihinde kendisine ait ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını, aracının, kaza tarihinde davalı ... A.Ş. tarafından ... poliçe numaralı genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, başvurusuna rağmen davalı tarafından kasko tazminatı ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 100,00 TL zararının, temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 100.000,00 TL'ye yükselterek bu tutarın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; kasko poliçesi bulunan ... plakalı aracın 16/10/2022 tarihli kaza sebebiyle hasar bedeli talep edildiğini, aracın, şirket nezdinde ... numaralı ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile kaskolu olduğunu, ihbar üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, sigortalıya ödenmesi gereken bir tutar olmadığından, ortada muafiyet uygulanacak bir tutarın da bulunmadığını, aracın onarımının yapıldığına dar fatura/belge ibrazı olmamakla birlikte, davacı sigortalı aynı zamanda aracın onarımını ... ile anlaşmalı servise yaptırdığını da ispatlayamamış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile aracın onarımının ekonomik olmaması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç ve sovtaj değerinin objektif kriterlere göre ve poliçenin düzenlenmesi dikkate alınarak tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kasko sigortacısı olan davalının düzenlediği kasko poliçesi dikkate alınarak hasar bedeli tazminatından davalının sorumlu olduğu, davacının, hükme elverişli 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan 100.000,00-TL hasar tazminatını isteyebileceği gerekçesiyle; "davanın kabulü ile,100.000-TL hasar bedeli tazminatının 17/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması esnasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararların teminat dışında olduğunu, davacı sigortalının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve ispat külfetinin yer değiştirdiğini, aracın perte çıkarıldığını bu nedenle trafikten çekme belgesinin ibraz edilmeden hüküm verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan araç hasarı tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Olay nedeniyle düzenlenen 17/10/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında;
sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römork ile ... Fabrikası Döküm sahası içinde geri manevra yaparak yükünü boşaltmak istediği esnada aracının sağ yan tarafa devrilmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ...'un 2918 Sayılı KTK' nın 84/j ( araçlarda manevraların genel şartlarına uymamak ) kuralını ihlal ettiği sonucuna varıldığı yazılıdır.
Taraflar arasında, davacının, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracının tek taraflı kaza sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, aşırı yük nedeniyle istiap haddinin aşılıp aşılmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacı ile davalı şirket arasında davacıya ait ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römork araca ilişkin 30/11/2021-30/11/2022 tarihleri arasını kapsayan Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi Sözleşmesi imzalandığı, dava konusu aracın 16/10/2022 tarihinde dava dışı sürücü ...' un sevk ve idaresinde iken tek taraflı meydana gelen kazada yük boşaltımı amacıyla geri manevra yaptığı sırada yana devrilmesi sonucu hasara uğradığı, olayda dava dışı sürücü ... 'un asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza sonrasında davacıya ait araçta yapılan ekspertiz incelemesinde, araçta meydana gelen kaza nedeni ile oluşan gerçek hasar miktarının KDV Dahil 107.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, hasar tutarının, ... tarafından, davacı ... adına düzenlenen 03/12/2022 tarih, ... numaralı e-arşiv faturasında belirtildiği üzere 132.160,00 TL olarak belirtildiği, davalı şirket tarafından, hasar bedelinin davacıya ödenmediği, taraflar arasında imzalanan kasko sigorta poliçesine göre zaman ve sigorta konusu bakımından kazanın poliçe kapsamında olduğu dosya kapsamı itibariyle sabittir.
Mahkemece alınan 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi 25/10/2022 kayıt tarihli ... (Kesin Rapor) Kasko Ekspertiz Raporunda ... plakalı aracın onarımının yedek parça toplamının 80.500,00 TL, işçilik tutarının 26.500,00 TL, hasar toplamının KDV hariç (80.500,00 + 26.500,00)=107.000,00 TL olduğu, KDV dahil araç onarım bedelinin (107.000,00 * %18)=126.260,00 TL olarak belirlendiği, Aracın onarımının yapıldığı ...'nin 03/12/2022 tarih ve ... fatura no'sunda Dorse Tamiratı ... plakalı hasarlı araç onarım bedeli olarak KDV dahil 132.160,00 TL lik bedelinden, ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi 4.2 maddesi gereği % 25 tenzili muafiyet bedeli (132.160,00 * 0.25)=33.040,00 TL uygulandığında toplam hasar bedelinin (132.160,00 - 33.040,00)=99.120,00 TL olarak tespit edildiği" hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece, 1. bilirkişi raporunda kusura ilişkin değerlendirme bulunmaması nedeniyle rapor yetersiz bulunarak alınan 15/08/2024 tarihli 2. bilirkişi kurulu raporunda özetle; "kaza tutanağında belirtildiği üzere meydana gelen tek taraflı kazanın; sürücü ...’un 2918 sayılı KTK.nun “madde 84-Araç sürücüleri trafik kazalarında; j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” maddesi kural ihlali ile %100 oranında kusurlu olduğu, hasar tutarı bakımından yapılan incelemede; dava konusu araç hasar giderim tutarı tamir servisi ... tarafından 132.160,00 TL olarak fiyatlandırılmış olmakla, araç hasar bedeli aracın hasarsız değerinin %62,93’üne tekabül etmekle araç tamiri ekonomik olmayıp aracın pert-total durumunda bulunduğunu, buna göre hasar tutarının; aracın kaza öncesi hasarsız değeri:210.000,00 TL, aracın hasarlı haldeki sovtaj değeri:100.000,00 TL, Hasar tutarı:110.000,00 TL olarak hesaplandığını, davacının seçimlik hakkı gereği hakkını pert hali ile hasarlı aracın sigorta şirketine terk edilmesi/ sigorta şirketinde kalması yönünde kullanması halindeki zarar bedelinin 210.000,00 TL olacağı, davacının, seçimlik hakkını pert hali ile hasarlı aracın kendisinde kalması yönünde kullanması durumunda; zarar bedelinin tanzim edilen Kasko Poliçesinin Genel şartları ile Klozları gereği 100.000,00 TL olacağı,aracın pert-total olması nedeniyle poliçede yer alan muafiyetin uygulanamayacağı, kazanın ıstiap haddinin aşılması neticesinde meydana geldiğine ilişkin somut delil, tartım belgesi, kantar fişi vs. bulunmadığı, yarı römorkun sağ arka tarafındaki kayaların ise sahada önceden mevcut olan kayalar olduğunun anlaşıldığı, yarı römorkun devrilerek hasarlandığı hususunun tartışmasız olduğu, sigortaca afaki ve soyut olarak kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklı meydana geldiği iddiasının kabul edilemediği " hususlarını belirttiği görülmüştür. Mahkemece, işbu rapor denetime ve hükme elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından, işbu dava konusu hasara ilişkin davalıya yapılan ihbar üzerine davalı tarafından, araçtaki hasarın beyan edilen kaza ile uyumsuz olduğu, aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması esnasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklandığı belirtilerek hasardan sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı tarafından, davacıya hasar ödemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu hususları düzenlenmiştir. Rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir. Bir başka anlatımla davalı sigortacı meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Belirtilen mevzuat hükümleri gereğince rizikonun teminat dışında kaldığının sigortacı tarafından ispatlanması gerekmekte ise de, davalı sigortacının olayın ihbar olunan şekilde olmadığını somut delillerle kanıtlaması halinde, ispat külfeti yer değiştirmekte ve sigorta ettiren davacı, hasarı doğuran kazanın başka bir şekilde gerçekleştiğini ve hasarın teminat dahilinde olduğunu kanıtlama yükümlülüğünü üstlenmektedir. Buna göre sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği hususu somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçecektir.
Dosya kapsamında alınan ayrıntılı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 15/08/2024 tarihli rapor kapsamına göre, söz konusu kazanın fabrika sahası içerisinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun ... Fabrikası döküm sahası içerisinde geri manevra esnasında ve yükünü boşaltmak istediği sırada, ... plakalı yarı römorkun yan tarafa devrilmesi ve yükün dökülmesi şeklinde meydana geldiği, kaza tespit tutanağında sürücünün manevra kurallarına uymadığının tespit edildiği, yine davalı sigortaca görevlendirilen eksper tarafından da kaza tutanağındaki tespite iştirak edilerek farklı bir görüş belirtilmediği ancak davalı sigorta şirketi tarafından, alınan özel mütalaa raporuna dayanılarak kazanın, yarı römorka istiap haddinin üzerinde yük yüklenmesi olduğu şeklinde gerçekleştiğinin ileri sürüldüğü, dosya kapsamında mevcut fotoğraflardan, devrilen yarı römorkun çok çok gerisinde ve çok ileride sağ bölgesinde de dağınık halde sahada kaya parçaları bulunduğu ve bu kaya parçalarının dava konusu yarı römorktan dökülmemiş olduğunun genel tecrübe/ fizik kuralları çerçevesinde anlaşılmakta olup yarı römorkun devrildiği tartışmasız olmakla birlikte römork üzerindeki yük miktarı konusunda da herhangi bir tartım belgesi, kantar fişi bulunmadığı, buna yönelik bir iddianın da bulunmadığı, römorkun sağ arka tarafındaki kayaların ise rapor kapsamına göre sahada önceden mevcut kayalar oldukları hususunun tespit edildiği, sonuç olarak davalı sigorta tarafından, kazanın kasko sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığını gösteren somut bir bilgi ve belgenin de dosya kapsamına ibraz edilmediği, mahkemece yargılama aşamasında alınan ve davalının sunduğu teknik uzman görüşünü değerlendiren bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun kabulüyle, davalının, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, bu nedenle sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu ve ispat külfetinin yer değiştirmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne yönelik verilen kararında Dairemizce de bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 1.708,00 TL harç ile istinaf aşamasında yatırılan 832,60 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.290,40 TL harcın, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -