Hırsızlık suçundan verilen hükmün, sanığın banka görevlisi gibi davranarak gerçekleştirdiği eylemin dolandırıcılık olduğuna karar verilerek bozulması.
Özet: Yargıtay, sanığın banka görevlisi gibi arayarak hileli yollarla mağdurun kendi hesabına para göndermesini sağladığı eylemin, ilk derece ve istinaf mahkemelerince hatalı şekilde "nitelikli hırsızlık" olarak değerlendirildiğini belirterek, bu eylemin aslında 5237 sayılı Kanunun 157/1 maddesindeki "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğunu ve kararın bu nedenle bozulması gerektiğini hükmederek dosyayı yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere yerel mahkemeye göndermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/26881 E.  ,  2026/7165 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3426 E., 2023/658 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın suç ile ilgisinin bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, sanığın beraatine aksi hâlde TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın katılanı telefonla arayıp, kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp katılanın hesap bilgilerine ulaşan ve katılanın bilgisi dahilinde onu hile ve desise ile kandırmak suretiyle kendi hesabına para gönderen sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında aynı Kanun'un 142/2-e maddesi gereğince ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.