Haksız gözaltı nedeniyle açılan tazminat davasında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkeleri ile davacının sosyal durumuna göre eksik bulunarak istinaf kararı bozulmuştur.
Özet: Davacının haksız gözaltı nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen talep üzerine bölge adliye mahkemesince maddi tazminat 362 TLye, manevi tazminat ise 250 TLye düşürülerek istinaf başvuruları düzeltilerek esastan reddedilmiş; ancak Yargıtay, davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, gözaltı süresi gibi hususlar dikkate alınarak hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar belirlenmesi gerekirken, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna karar vererek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
12. Ceza Dairesi         2022/8419 E.  ,  2026/4388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2622 E., 2022/334 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı nedeniyle 250.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.104,00 TL maddi tazminatın ve 500,00 TL manevi tazminatın 09.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin, "1-Davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 362 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine", şeklinde değiştirilmesi, hükmün 2 numaralı bendinde yer alan "500,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 09.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin çıkartılarak, yerine, "250,00 TL manevi tazminatın" ibaresinin yazılması suretiyle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz
isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/25801 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 06.08.2018 tarihinde gözaltına alındığı, Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/512 Sorgu nolu kararı ile sorgusu yapıldıktan sonra aynı gün 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a ve 109/3-b maddesi uyarınca adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığı, böylece 1 gün gözaltında kaldığı yapılan soruşturma sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2018 tarihli ve 2018/25801 Soruşturma, 2018/29477 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve aynı gün davacı hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin resen kaldırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmemesi üzerine tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 11.02.2022 tarihli ve 2020/2622 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.