6360 sayılı Kanun kapsamında nakledilen işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan eksik ücret ve diğer işçilik alacakları talepleri ile ıslah ve arabuluculuk şartlarının değerlendirilmesi.
Özet: 6360 sayılı Kanun kapsamında belediyeden Karayolları Müdürlüğüne nakledilen işçinin, nakil sonrası eksik ödenen ücret farkı talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, toplu iş sözleşmesi ve ilgili kanun uyarınca davacının nakil tarihindeki yevmiyesinin belirli bir miktarda olması ve ücret farkının davalı kurumdan tahsil edilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir; ancak dava dilekçesinde yer almayan ikramiye ve ilave tediye alacaklarının arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle ıslah yoluyla talep edilmesi reddedilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/4915 E.  ,  2026/3821 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2025/71 E., 2025/556 K.
DAVA TARİHİ : 28.01.2019
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediye Başkanlığında işçi olarak çalışırken 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) kapsamında ... Belediye Başkanlığında görevlendirildiğini, 30.09.2014 tarihinde ise 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü Ordu 77. Şube Şefliğine atamasının yapıldığını, nakil tarihinde müvekkiline eksik ücret ödendiğini belirterek müvekkilinin ücretine esas yevmiyesinin nakil tarihi itibarıyla 123,77 TL olduğunun tespitine, müvekkilinin davalı Kuruma nakil olduğu tarihten dava tarihine kadar tahakkuk eden ücret farkının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, alacak hususunu kabul etmemekle beraber eğer eksik ücret alacağı ispat edilirse bu işleme sebebiyet veren kurumun davacının ikrarlarındaki gibi ... Belediye Başkanlığı olduğunu, müvekkili Kurumdan kaynaklanmadığını, hangi kurumun işlemi nedeniyle alacak oluştu ise o kuruma karşı dava açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile; davacının 2014 yılında ... Belediye Başkanlığında çalıştığı dönemde Belediye ile ... Sendikası arasında 01.03.2014-14.11.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi yapıldığı, davacının yevmiyesinin 6360 sayılı Kanun ve toplu iş sözleşmesi gereğince 123,77 TL olduğu, nakil tarihi olan 30.09.2014 tarihinden itibaren ücretinin bu yevmiye üzerinden hesaplanması gerektiği, davacının ücret farkı alacağını davalı Kurumdan talep edebileceği ve alacağın zamanaşımına uğramadığı, davacı vekili her ne kadar 08.02.2022 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davalı Kurumun toplu iş sözleşmelerinden sonradan haberdar olduklarından bahisle ücret farkı alacağına ek olarak ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarını da talep etmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinde sadece ücret farkı alacağını talep ettiği, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu hâline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23.02.2024 tarihli kararı ile; davacı eda davası ile birlikte tespit talebinde de bulunmuşsa da dosyada iki dava değil tek dava bulunduğu, davacının nakil sırasındaki günlük ücretinin tespiti ile tespit edilen günlük ücretine göre işçilik alacaklarının tahsili taleplerinin birbirinden bağımsız talepler olmadığı, söz konusu alacakların tespiti için öncelikle davacının nakil tarihindeki günlük ücretinin tespitinin gerektiği, iki ayrı asli talep bulunmadığı, bu nedenle davacı vekilinin 30.09.2014 tarihindeki günlük ücretinin tespiti talebi hakkında bir hüküm kurulmadığına ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, dava dilekçesinde talep konusu yapılmayan bir işçilik alacağı dava konusu alacaklarla aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğmak şartıyla, ayrıca bu alacağa ilişkin peşin harç yatırılmak kaydıyla kısmi ıslahla talep edilebilir ise de dava şartı arabuluculuk hükümlerinin 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, ıslaha konu edilen ikramiye ve ilave tediye alacağı yönünden arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmediği, sonuç itibarıyla İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının 6360 sayılı Kanun ve toplu iş sözleşmesi gereğince nakil geldiği ... Belediye Başkanlığındaki gerçek yevmiye miktarının sözleşme gereği yapılacak zamların 48. maddede belirtildiği üzere asgari ücrete yapılacak zamların günlük tutarlarının yevmiyeye eklenmesi ile yevmiyesinin 123,77 TL olduğu, nakil tarihi olan 30.09.2014 tarihinden itibaren ücretinin bu yevmiye üzerinden hesaplanması gerektiği, dava konusu alacakların davacının davalı Kuruma devredildiği tarihten sonra doğan alacaklar olduğundan davalı vekilinin husumete ilişkin itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının ... Belediye Başkanlığı tarafı olduğu 28.03.2014 imza tarihli ve 01.03.2014-14.11.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, ... Belediye Başkınlığının tarafı olduğu 13.09.2013 imza tarihli ve 29.08.2013-28.08.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmü gereği davalı işyerinde devir sonra imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 01.07.2015 tarihine kadar yararlanabileceği, davalı işyerinin tarafı olduğu 01.07.2015 imza tarihli ve 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek davacının, davalı ... Müdürlüğüne geçiş ücretinin tespit edilmesi ve sonucuna göre varsa ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği, bu husus gözetilmeden, denetime elverişsiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğu, somut olayda 02.01.2019 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 28.01.2019 tarihinde dava açıldığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fark ücret alacağının 28.01.2019 tarihine kadar hesaplandığı, arabuluculuk faaliyetinin ise tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiği dikkate alındığında, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel olan alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gözetilmeksizin hüküm kurulmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yeniden rapor alındığı, davacının ücret farkı alacağının bulunduğu, hesaplamaların arabuluculuk son tutanak tarihine kadar yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,
2.Dava konusu alacaktan müvekkili İdarenin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı Kuruma nakil tarihindeki ücretinin hatalı belirlenip belirlenmediği, ücret alacağının hesaplanması ve arabuluculuk dava şartına ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma kararına uyulduğu belirtilmiştir. Bozma kararında hesaplamaların nasıl yapılması gerektiği değerlendirme ve gerekçe bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bozma kararında, davacının ... Belediye Başkanlığının tarafı olduğu 28.03.2014 imza tarihli ve 01.03.2014-14.11.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, ... Belediye Başkanlığının tarafı olduğu 13.09.2013 imza tarihli ve 29.08.2013-28.08.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmü gereği davalı işyerinde devir sonra imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 01.07.2015 tarihine kadar yararlanabileceği, davalı işyerinin tarafı olduğu 01.07.2015 imza tarihli ve 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek davacının, davalı ... Müdürlüğüne geçiş ücretinin tespit edilmesi ve sonucuna göre varsa ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince bilirkişiden iki tane ek rapor alınmış olup, raporlar arasındaki tespit edilen ücret farkının sebebi anlaşılamamakla birlikte, hükme esas alınan 21.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının 01.12.2025 tarihli ücretinin toplu iş sözleşmelerindeki zam oranlarına yer verilmeksizin ve hangi kriterlerin esas alındığı açıklanmadan tespit edildiği, ayrıca davalı İdarenin tarafı olduğu 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin 64. maddesinde, 01.03.2015, 01.09.2015, 01.03.20 16... .09.2016 tarihlerinde zam öngörülmüş olmasına rağmen bilirkişi raporunda 2016 yılı Haziran ve 2017 yılı Ocak ayında zam uygulandığı görülmüş olup, rapor denetime elverişli değildir. Davacının ücretinin bozma kararında yapılan açıklamalar doğrultusunda belirlenmesi gerektiği hâlde denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.