İstifa dilekçesi sonrası ödenmeyen kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları nedeniyle iş sözleşmesinin haklı feshine ilişkin yargı kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: İşyerinden, ödenmeyen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları nedeniyle istifa eden davacı teknik ressamın açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının uzun süreli çalışmasının ardından tüm haklarından feragatle istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık beyanları ve işyeri giriş-çıkış kayıtlarıyla sabit olan ödenmeyen alacakların 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-(e) maddesi uyarınca haklı fesih sebebi teşkil ettiğini kabul ederek kıdem tazminatı ile ilgili alacakların tahsiline karar vermiş, sürekli ikramiye iddiasını ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş olup, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/1597 E.  ,  2026/3813 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2673 E., 2025/2434 K.
DAVA TARİHİ : 18.11.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2023/467 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 03.07.2014-09.09.2022 tarihleri arasında teknik ressam olarak çalıştığını, müvekkilinin Şirket yönetiminden ikramiye, ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını talep ettiğini, davalı Şirket yetkililerinin müvekkilinin alacaklarını ödemeyip müvekkilinin önüne istifa dilekçesi koyarak işten ayrılabileceğini, haklarının ödenmesi noktasında düşüneceklerini beyan ettiğini, müvekkilinin haklarının ödeneceği vaadine istinaden istifa dilekçesini imzaladığını, ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ikramiye, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın bazı alacak kalemleri bakımından kısmi bazıları bakımından ise belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle sonlandırdığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının sigorta primlerinin eksik ödendiğine ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, imzalı ve ihtirazı kayıt ileri sürülmemiş bordrolarda ve puantaj kayıtlarında sabit olduğu üzere davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, 2020 yılında yapılan ödemelerin pandemi koşullarında işçilere yardım niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fesih döneminde ücretler bankadan ödendiği için banka hesap özeti ve bordrolar uyarınca davacının fesih tarihindeki çıplak brüt ücretinin 17.208,16 TL olduğunun kabul edildiği, davalı işyerinde 2020 yılından önce veya sonra sürekli şekilde ikramiye verildiği hususunda bir delil bulunmadığı, bu nedenle işyerinde ikramiyenin süreklilik arz etmeksizin dönemsel olarak uygulandığının tespit edildiği, davacının ödenmeyen ikramiye alacağı bulunmadığı kanaatiyle ikramiye alacağı talebinin reddine karar verildiği, dosyada mübrez 09.09.2022 tarihli istifa dilekçesi incelendiğinde dilekçenin herhangi bir fesih gerekçesi içermediğinin görüldüğü, davacının davalı işyerindeki hizmet süresinin 8 yılın üzerinde olduğu, işverence ileri sürülen haklı bir fesih nedeni yokken davacının 8 yıllık çalışmasına istinaden doğabilecek tüm işçilik alacaklarından vazgeçerek işten ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının haklı fesih iddiasına itibar edildiği, davacının ödenmeyen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığının kabul edildiği, işyeri giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada yer alan matbu istifa dilekçesinde neden belirtilmediği, davacının kısa süre sonra açılan davada geniş anlamda ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle işten ayrıldığını belirttiği, istifa dilekçesinde herhangi bir nedene dayanılmadığı hâllerde kısa süre içerisinde açılan davalarda, dava dilekçesinde haklı fesih nedenlerinin ileri sürülebileceği ve haklı fesih nedeninin ispatlanması durumunda kıdem tazminatı talebinin kabul edileceğinin Yargıtay kararlarında da açıklandığı, davacının iş sözleşmesinin işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacı tarafça 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü gereğince haklı nedenle feshedildiği kabul edildiğinden, usul ve kanuna uygun hesap raporu uyarınca kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının doğru bulunduğu, davacının fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanları ve işyeri giriş çıkış kayıtları ile ispat ettiği, yapılan hesaplamanın doğru bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir neden olmaksızın istifa ile sona erdirildiğini,
2. Davacının fazla çalışma yapmadığını, ihtirazı kayıt içermeyen imzalı bordroların dikkate alınmadığını,
3. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını,
4. Davacının hafta tatili ücreti alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.