**5846 Sayılı Kanun İhlalinde İl Denetim Komisyonlarının Bandrol Denetiminde Kapalı Alanlarda Arama Yetkisi ve Adli Arama Kararı Gerekliliğine Dair 7. Ceza Dairesi İçtihadı.**
Özet: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ihlalinden mahkûm olan sanık, temyiz başvurusunda, ihbara dayalı yapılan bandrol denetiminin hukuka aykırı olduğunu ve usulsüz arama yapıldığını savunmuştur; Yüksek Mahkeme, denetim komisyonlarının iş yerlerinin açıkta ve teşhirdeki kısımlarında rıza veya arama kararı olmaksızın rutin denetim yapabileceğini, ancak kapalı bölümleri veya eşyaları aramak için adli arama kararı gerektiğini vurgulamış, somut olayda korsan ürünlerin açıkta bulunan tezgah üzerinde tespit edildiğini değerlendirmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/5955 E.  ,  2026/5400 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2720 E., 2025/1844 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 81/9, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2, 53, 58, 54. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına dair İzmir 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli mahkûmiyet kararının sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine sanık hakkındaki mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraatine karar verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararının, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.09.2024 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 09.07.2025 tarihli kararıyla, sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81/9. maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
İhbara dayalı olarak İl Denetim Komisyonu üyelerince yapılan denetimin hukuka aykırı olduğuna, yapılan bu denetim sonrası usulsüz bir arama icra edilip 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 119/4. maddesine de aykırı davranıldığına, sanığın itirazları nazara alınmadan tek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın iş yerinde çoğu ikinci el olan binlerce kitap arasından suça konu az sayıda kitaba usulsüz olarak el konulmuş olduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5846 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun'la değişik 81/5. fıkrasında;
"Bakanlık ile mülkî idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir. Gerekli görüldüğünde, mülkî idare amirleri re’sen veya Bakanlığın talebi ile bu denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim komisyonu oluşturabilir. İhtiyaç hâlinde, bu komisyonlarda Bakanlık ve ilgili alan meslek birlikleri temsilcileri de görev alabilirler." hükmü mevcut olup;
Anılan Kanun'un 81/6. fıkrasında ise;
"Bu denetimler sırasında bu Kanunda koruma altına alınan hakların ihlal edildiğinin tespiti hâlinde 75 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinde de belirtildiği üzere, Denetim Komisyonu üyeleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir. Buna göre Denetim Komisyonu üyelerince açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan iş yerleri ve eklentilerine girilerek rutin bandrol denetimleri yapılmasında sakınca olmadığı gibi genel olarak idari denetimler için herhangi bir arama emir veya kararına da gerek yoktur.
Fakat Denetim Komisyonlarının denetim yapma yetkisinin sadece satışa sunulmuş, açıkta, gözle görülebilir şekilde, teşhir halindeki yayın ve materyalin bandrol denetimi ile sınırlı olduğu buna karşın Sulh Ceza Hâkimliğince verilmiş bir adlî arama kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından yazılı olarak verilmiş bir adlî arama kararı bulunmayan hallerde Denetim Komisyonu üyelerince iş yerindeki kapalı çekmece ve dolap, ağzı kapalı koli ve çanta gibi bölümlerin açılamayacağı ve iş yerinin kapalı alanları ile kapısı kapalı depolarına giremeyecekleri kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Olay tutanağına göre, ... İlçesi ... Mah. ... Sok. Sevgi yolunda korsan kitap satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine İl Denetim Komisyonu üyelerince sanığın yetkilisi olduğu ... Kitabevi isimli iş yerine denetim amaçlı gidildiğinde iş yerinin kitap satış yeri olarak faaliyet gösterdiği, iş yeri içerisindeki raflarda çok sayıda roman tarzı kitapların olduğu, bu kitapların yapılan denetiminde orjinal ve bandrollü oldukları görülmüş, iş yeri ön kısmında ahşap tezgâh üzerinde dizili satışa hazıra vaziyette korsan ve bandrolsüz romanlar olduğu, yine bazı kitaplar üzerine yapıştırılmış ön harf grubu THG, son harf grubu GSF-ACS ile biten sahte bandrollü olduğu düşünülen kitapların olduğunun görülmesi üzerine Cumhuriyet savcısından telefon ile alınan talimat üzerine kitapların yapılan tasnifinde, 72 adet ön harf grubu THG son harf grubu GSF-ACS-FDE ile biten ve sahte bandrollü olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilen kitapların ele geçirildiği anlaşılan olayda;
Suça konu kitapların 5846 sayılı Kanun'un 81/5. fıkrası uyarınca oluşturulan İl Denetim Komisyonu üyeleri tarafından yapılan denetim esnasında sanığa ait iş yerinin önünde bulunan tezgâhta, arama kararı alınmasına gerek bulunmaksızın açıkta görünür vaziyette ele geçmesi karşısında;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
5846 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık müdafiinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Gelen ihbar üzerine İl Denetim Komisyonu üyesi polis memurlarının sanığa ait kitapevine gittikleri, sanığa ait iş yerine arama kararı olmaksızın girildiği, sahte bandrollu olduğu düşünülen 72 adet kitabın karakola getirilerek elkonulduğu olayda;
5846 sayılı Kanunun 81/5. maddesi uyarınca İl Denetim Komisyonu “bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir.” Ancak yasa metninden de anlaşılacağı üzere Komisyonun yetkisi sadece kitapların bandrollü olup olmadığını denetlemekle sınırlı olup, bandrol varsa sahte olup olmadığını denetleme yetkisi kanunen bulunmamaktadır. Kaldı ki bandrolün sehte olup olmadığını belirlemek bir uzmanlık işidir.
Ayrıca sanığın işyerine gidilmiş ve sahte olduğu düşünülen kitaplara el konularak karakola getirilmiş, 5846 sayılı Kanunun 81/5. maddesi uyarınca İl Denetim Komisyonuna bu konuda verilmiş bir yetki olmadığı gibi, sanığın iş yerinde yapılan aramaya ilişkin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen materyallerin yasak delil niteliğinde olduğu, bu deliller üzerinde yapılan incelemede atılı suçun işlendiğine dair deliller ele geçirilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması yerine, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile sanığın mahkumiyetine ilişkin kararın onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.