Hırsızlık suçundan mahkum edilen epilepsi hastası sanığın, fiilin hukuki anlamını algılama yeteneğinin tespiti için Adli Tıp Kurumu raporu eksikliği nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanık müdafiinin sunduğu epilepsi hastalığına ilişkin sağlık raporlarına rağmen, sanığın suç tarihindeki akıl sağlığı durumunun ve bu hastalığın fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği üzerindeki etkisinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32/1-2 maddeleri uyarınca Adli Tıp Kurumu ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanelerinden alınacak uzman raporuyla tam olarak incelenmemesi ve bu eksik incelemeyle hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1618 E., 2024/149 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozmaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz isteminin ''Sanığın hırsızlık kastının bulunmadığına müştekinin zararının bulunmadığını belirttiğine, düz kontak çabasına dair bir delilin ve tereddüte yer bırakmayacak somut bir delil bulunmadığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, sanığın epilepsi hastası olduğunu belirtiği, temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 16.01.2024 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda, sanığa epilepsi tanısı konulduğunun anlaşılması ve 14.11.2017 tarihli ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporunda askerliğe elverişsiz olduğunun belirtilmiş olması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1-2. maddesi uyarınca sanığın “Suç tarihi itibariyle akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve bu hastalığı nedeniyle teşebbüs ettiği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı veya aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususunda” Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.