KHK 701 ile kamu görevinden çıkarılan üsteğmenin hukuki güvenlik ve masumiyet karinesi iddialarıyla göreve iade talebi reddinin Danıştay tarafından onanması.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan davacının, göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasının reddine yönelik idare mahkemesi kararının istinaf başvurusunun reddine dair bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesinde; davacının ileri sürdüğü ceza hukuku ilkeleri, Yargıtay içtihatları, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, masumiyet karinesi, hukuki güvenlik ve insan hakları ihlali iddiaları, yargılama sürecindeki kararların hukuka ve usule uygun bulunması sebebiyle yerinde görülmemiş ve istinaf mahkemesinin ilgili kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/3749Karar No : 2025/10361Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'nda üsteğmen olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin .. tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin somut olayda da uygulanması gerektiği, bu çerçevede, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun "cemaat, hizmet veya gülen hareketi" olarak bilinen oluşumun bir terör veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptadığı ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dikkate alınması gerektiği, çünkü 15/07/2016 tarihinden önce cemaat isimli oluşumun terör örgütü olduğu yönünde verilmiş bir yargı kararı mevcut olmadığı, sadece Milli Güvenlik Kurulu'nun 26/05/2016 tarihli toplantısı sonrası yapılan basın açıklamasında cemaat isimli oluşumun terör örgütü olduğunun belirtildiği, bu nedenle, 26/05/2016 tarihinden önce bireyleri cemaat veya kurumları ile ilişkilendiren olayların, olguların, üyeliklerin, iş ilişkilerinin, eylem, faaliyet ve işlemlerin, açıklamaların, sosyal medya paylaşımlarının işlendiği tarihte yasal olmaları kaydıyla hiçbir suça dayanak yapılamayacağı, aksi durumun, hukuki güvenlik, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik ve tüm bu ilkeleri kapsayan hukuk devleti ilkesini ihlal edeceği, kaldı ki, Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, terör örgütü üyeliği suçlaması açısından 17-25/12/2013 öncesi olayların mahkumiyete esas alınamayacağına hükmettiği, öte yandan, OHAL döneminde OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici tedbirler alınabileceği, şahsının da OHAL döneminde alınan tedbirler kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verilmesi nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının ortadan kalktığı, kamu görevlisi olduğu tarihten itibaren sadakat yükümlülüğüne uygun hareket ettiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı bir hareketi var ise hakkında soruşturma açılıp disiplin hükümlerinin işletilmesi gerektiği, dava konusu işlem ile masumiyet karinesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının ve uluslararası hukuktan kaynaklanan birçok yükümlülüğün ihlal edildiği, dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar incelenmeden karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, dilekçelerinde belirttiği insan hakları ihlalleri tespit edilerek bu ihlallerin tüm sonuçları ile giderilmesi gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.