Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında vekalet ücreti ile manevi tazminatın eksik belirlenmesi üzerine istinaf kararını bozdu.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk gibi koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat taleplerini reddedip düşük manevi tazminata hükmetmesi ile bölge adliye mahkemesinin bu kararı onaması, davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur; bozma gerekçeleri arasında, kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası vekalet ücretinin maddi zarar olarak değerlendirilmemesi, diğer tazminat taleplerinin yetersiz incelenmesi ve hükmedilen manevi tazminatın sosyal ve ekonomik durum, suçun niteliği, tutukluluk süresi gibi kriterlere göre makul ölçüde belirlenmemesi yer almıştır.
12. Ceza Dairesi         2022/8059 E.  ,  2026/4373 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/3184 E., 2022/524 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk, haksız el koyma, hukuka aykırı arama, haksız adli kontrol nedeniyle 16.810,00 TL maddi ve 1.300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 2.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen manevi tazminatın eksik olduğuna, davacı hakkında maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, dava dilekçesindeki diğer taleplerin değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/30465 soruşturma, 2019/80981 karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016-17.08.2016 tarihleri arasında 6 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 12.09.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kesinleştirme işleminin yapılmadığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Tazminat davasının dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/ ... nolu soruşturma dosyasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 825,00 TL vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 12/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
2- Davacının 5271 sayılı CMK'nın 141/1-a-i-j maddelerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü talepleri hakkında davacının yargılandığı ceza dosyası kapsamında davacının taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak davacının tazminat taleplerinin detaylı şekilde değerlendirilerek tazminat şartlarının oluşup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.