Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatında istinaf başvurusunu değerlendirerek geçici iş göremezlik bedelini kısmen onayladı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının, önceki istinaf kararı sonrası yapılan yargılamada kalıcı maluliyet ve işitme kaybı ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı, bir ay geçici iş göremezlik yaşadığı ve olayda %70 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise sigortalısının %30 kusuru oranında sorumlu olduğu tespit edilerek, davacının kısmen kabul edilen davası sonucunda 150,98 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/206
KARAR NO : 2026/1228
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03.12.2024
NUMARASI : 2022/81 Esas 2024/800 Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - UETS
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ... - UETS
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 02.07.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02.07.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.09.2008 tarihinde dava dışı... idaresinde bulunan ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının malul kalacak şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin halkarı saklı kalmak üzere 1.500,00-TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2021 tarih ve 2019/1705 E. 2021/2366 K. sayılı kararı ile hükme dayanak alınan maluliyet raporunun Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alındığı 27.03.2018 tarihli raporda; davacının kaza sonrası kol ağrısı şikayeti ile hastaneye başvurduğu, halihazırda kulak ile ilgili şikayeti olsa da; gönderilen belgelerden bu şikayetin kaza ile olan illiyet bağının kurulamadığı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı geçici iş göremezlik süresinin ise 1 ay olduğu belirtilmiştir. Ancak, dava konusu kazanın 29.09.2008 tarihinde meydana geldiği, davacının, kazadan sonra yapılan adli muayenesinde; " ...sağ dirsekte yumuşak doku travması, sol zigomatik kemikte soyuk mevcut..." olduğuna dair kayıt oluşturulduğu ve kazadan sonra, 05.01.2009 tarihinde işitme kaybı şikayeti ile Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurduğu sabit olup, adli muayenedeki tespit ile Ankara Eğitim ve Araştırma Hastahanesi'ne yapılan başvurunun kapsamı gözetildiğinde, davacıda bulunan işitme kaybının kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 29.09.2008 tarihinde meydana gelen kazada davacı ...'ın yaralandığı, meydana gelen yaralanması sonucu çalışma ve meslekte iş gücü kaybı oranının bulunmadığı ve 1 (bir) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, davacıda saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığının kaldırma kararı sonrası alınan Adli Tıp Kurumu raporları ile tespit edilmiş olduğu, buna göre davacının kaza nedeniyle sürekli bir maluliyetinin olmadığı, geçici iş gücü kaybı süresinin ise 29.09.2008-29.10.2008 tarihleri arasında bulunduğu, geçici iş gücü kaybı süresinin işlemiş dönem olması nedeniyle herhangi bir artırım ve iskontoya tabi tutulmadığı, davacı ...'ın gelirine ilişkin somut belge bulunmaması nedeniyle gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun dikkate alındığı, davacı yaya ...'ın olayda % 70, davalı .... AŞ tarafından düzenlenmiş ZMMS poliçesi bulunan araç sürücüsü...'ın olayda % 30 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ... AŞ'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi gereğince, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu bulunduğu, davacının yaralanması nedeniyle 1 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kalması nedeniyle 150,98-TL olup, kaldırma kararı öncesi verilen ilk kararda hüküm altına alınan bu miktarın değiştirilmesini gerektiren yeni bir durum veya delilin bulunmadığı, davanın anılan miktar üzerinden ve davalının en geç dava tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sorumlu olduğu, belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile; 150,98-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 25.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Yozgat Devlet Hastanesi’nce tanzim edilen 25.10.2016 tarihli raporunda % 22 malul olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen davacının daimi maluliyeti olmadığının tespit edilmesinin eksik incelemeye dayandığını, raporlar arasındaki bariz çelişkilerin bağımsız kurumca giderilmesi gerektiğini, aynı şekilde Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu tarafından tanzim olunan 10.06.2021 tarihli raporda % 22, yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK'nın 27.02.2019 tarihli raporunda ise; %15,2 oranında maluliyet tespit edildiğini, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 27.07.2022 tarihli incelemesinde de davacıda lomber lordozun arttığının belirtildiğini, davacıda L2 vertebra kompresyon faktürü, omur ezilmesi ve omur yüksekliği kaybı mevcut olmasına rağmen davacının maluliyetinin olmadığının söylenemeyeceğini, bağımsız kurumdan maluliyet raporu aldırılmasını gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının geçi iş gözmezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. )
Bu kapsamda, mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 27.03.2018 raporda davacının 29.09.2008 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza sonrasında sağ ön kolunun kırıldığını ancak bu kırık ile ilgili aktif bir şikâyetinin olmadığını, kazadan 3 ay sonra sağ kulağının duymadığını fark ettiğini ifade ettiği, fizik muayenesinde, herhangi aktif bir patolojinin olmadığı izlendiği, diğer sistem muayeneleri normal olarak izlendiği, tıbbi evrakların incelenmesinde olay tarihli raporda kafa travmasına veya işitme kaybına dair bir belge veya bulgu tespit edilmemiş olduğundan kaza ile illiyet bağının kurulamadığı dikkate alınarak Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü eklerindeki cetveller kapsamında mevcut bulguları değerlendirildiğinde, sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilmediğinden 29.09.2008 tarihindeki trafik kazasına bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 1 (bir) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında mahkemece davacıda bulunan işitme kaybının kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından alınan 17.07.2024 tarihli rapor ile dosya kapsamında bulunan tıbbi belgelerde 29.09.2008’de (olay tarihinde) sağ dirsekte yumuşak doku travması, sol zigomatik kemikte sıyrık olduğu, 7-8 kere kustuğu, kranial BT, servikal BT normal olduğu, 05.01.2009 tarihli belgede işitme kaybı tanısı olduğunun kayıtlı olduğu ancak kafa içi yaralanma ya da kulak yaralanmasından bahsedilmediği cihetle, davacıda saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında; alınan raporların kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, işitme kaybı iddiası yönünden illiyet bağına ilişkin anılan rapordaki belirsizliğin giderdiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan maluliyet raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilmediğinden 29.09.2008 tarihindeki trafik kazasına bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığının ve davacıda saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n