Kadastro davasında, 56 yıl sonra temyiz edilen orman vasfındaki taşınmazın güncel tapu ve kanun hükümlerine göre yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Davacı Hazinenin itiraz ettiği, kadastro sırasında şahıs adına tespit edilen taşınmazın, ilk derece mahkemesince 1964 yılında orman vasfında olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılması kararına karşı, Hazinenin 56 yıl sonra yaptığı temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay, o dönemde yürürlükte olan kanuna göre ormanların tescile tabi olmaması nedeniyle ilk kararın doğru olduğunu belirtmekle birlikte, güncel kadastro kanununa göre ormanların da tescile tabi tutulduğunu ve idari değişiklikler nedeniyle taşınmazın bugünkü durumu, orman vasfı ve tescil kayıtlarının araştırılarak yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyayı alt mahkemeye göndermiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1960/721 E., 1964/34 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 619 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, ... adına tespit edilmiştir.2. Kadastro tespitine davacı ... İdaresi ve ... tarafından itiraz edilmesi üzerine kadastro tutanağı Küre Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. II. CEVAPDavalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 12.04.1964 tarihli ve 1960/721 Esas, 1964/34 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu" gerekçesiyle, taşınmazın tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; temyize konu kararın müvekkili idareye karar tarihinden 56 yıl sonra tebliğ edildiğini, kararın tebliği üzerine yapılan araştırmada, ... ilçesine bağlı ... köyü adında bir köyün bulunamadığını, ... Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen 23.09.2020 tarihli yazıda, tapulama sonrasında ... ilçesinin kurulması ile ... köyünün ... köyü alt mahallesi olarak ... ilçesine bağlandığının ancak taşınmaza ait tapu kaydı davalı olması nedeniyle tescil edilmediğinden bulunamadığının bildirildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın orman olarak tescilinin yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğini, bu durumda İdarenin hak kaybına uğramaması için, taşınmazın güncel tapu kayıtlarının araştırılarak oluşacak sonuca göre Mahkemece bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre ormanlar tescile tabi olmadıklarından, karar tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesi kararı doğru ise de, bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi ile dolu pafta sistemi getirtilmiş ve ormanlar da tescile tabi tutulmuştur.Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın halihazırda hangi ilçe/köy sınırları içinde bulunduğu, orman vasfıyla tescile tabi tutulup tutulmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre ormanların da tescile tabi tutuldukları gözetilerek, bir karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.