Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY bağlantısıyla kamu görevinden çıkarılan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan davacının, göreve iade talepli temyiz başvurusunu inceledi.
Özet: Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine yönelik istinaf kararının temyizi üzerine, Danıştay; davacının silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasını sağlayan kendi beyanlarını esas alarak, kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna ve ilk derece mahkemesi kararının onanması gerektiğine hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/15982Karar No : 2025/10392Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av.... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve .. sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin.. tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdarenin kamu görevinden çıkarılma kararının afaki olduğu, somut hiçbir delil içermediği, davacının FETÖ/PDY yapılanmasının faili değil mağduru olduğu, tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi :...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda .... Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;"Sanık ...'ın Mahkemelerinde Alınan 27/12/2019 tarihli Savunmasında: MAHKEME BAŞKANI: Evet, iddianamenin 275 ve devamı sayfalarında sizinle ilgili olarak iddialar var. Savunmanızı dinliyoruz. Sanık ...: Sayın Heyet, Sayın Başkan, benim sorgu hâkimliğinde verdiğim ifade eksik geçmiştir. Müsaadenizle maruz kaldığım durumu samimi bir şekilde dile getirip, fetullahçı terör örgütü ile bir bağlantım olmadığını dile getirmek istiyorum. 2013 yılında liseden mezun oldum. 2013 Ağustos ayında, Kara Kuvvetleri Astsubay Meslek Yüksekokuluna başladım. Okul başladıktan 1 ay sonra, Eylül ayında bir şahıs beni aradı, görüşmek istediğini beyan etti. Ben de görüştüm. “Dışarıda buluşalım” dedi, gittim. MAHKEME BAŞKANI: Kaç yılında. Sanık ...: 2013 Eylül ayında. Gittim. Görüştük, çay içtik. Dışarıda, çay bahçesinde, samimi bir ortam. Sonra işte, cemaatten bahsetti. “Birlikte vakit geçiririz hafta sonları. Zaman geçiririz.” İşte, “Ailenden uzaktasın, bizimle vakit geçirirsin.” İşte, “Gurbette olduğun için zorluk çekmezsin” gibi şeyler söyleyerek beni, bir nevi örgüte kazandırmaya çalıştı yani. Çekmeye çalıştı içine. Ben de, o zamanlarda örgütün, daha örgütsel bir yapı olduğu bilinmediği için ben de gittim. Görüştük, çay içtik. 1 ay kadar sonra tekrar beni aradılar. Bu sefer yanında ... adında biri daha gelmişti. MAHKEME BAŞKANI: ... mı? Sanık ...: Soy ismini bilmiyorum. ... adında biri geldi. Sonra onunla da, işte dedi ki, “Seninle artık bu ilgilenecek” dedi. İşte, orada da oturduk, çay içtik. Sonra, “Birlikte vakit geçiririz.” “Hafta sonları bizim yanımıza gelirsin.” “Namaz kılarız” “Evlere gideriz” falan dedi böyle. Sonra, “Biz seni arayacağız” dediler. Sonra gittiler. Uzun bir süre beni aramadılar. O sırada 17-25 Aralık olayları oldu. Bu paralel devlet yapılanmasının içinde oldukları ortaya çıktı. Benim, hem ailem olarak, hem çevrem olarak, bunların böyle bir yapıda olduğu ortaya çıkınca uzak durmaya çalıştım. Bu ikinci buluşmada bana, “Sömestr tatilinde buluşalım” “Birlikte vakit geçirelim” “Bizim evlerimize gel” demişlerdi. Ben de sömestr tatilinde Urfa’ya, kuzenimin düğününe gideceğimi söyledim. Gelemeyeceğimi söyledim, sonra sömestr tatilinde Urfa’ya kuzenimin düğününe gittim, ailemle birlikte. Orada kuzenimle vakit geçirirken ailemle birlikte bir telefon aradı, bilmediğim bir telefon. “Ben o ... adındaki kişiyim” dedi. Yani o olduğunu beyan etti. “Buluşalım” dedi. “Ben buluşamam dedim. Görüşmek istemiyorum” dedim. “Ben Urfa’ya düğüne geldim. Sizinle görüşmek istemiyorum ve böyle bir yapı olduğunuzu da bilmiyordum dedim, beni bir daha aramayın” dedim. Beni cezbedecek şeyler söylemeye başladı. Ben reddederek suratına kapattım telefonu. Bir tartışma ortamı oldu telefonda. Sonra yine beni uzun bir süre aramadıktan sonra, tekrar aramaya başladılar. Israrla aramaya başladılar. Aradıklarında, başta açmıyordum. Arıyor, arıyor 3-4 kez ısrarla arıyor, açmıyordum. Sonra başka bir numaradan tekrar arıyor, yine açmıyordum. Artık en sonunda açıp, “Aramayın beni. Yeter.” diyerek adamı tersliyordum. Mayıs ayında en son bir görüşmemiz oldu. Dedim ki, “ Beni bir daha aramayın. Ararsanız sizi şikâyet edeceğim. Benimle uğraşmayın, bırakın” dedim. “Peşimi bırakın. Gidin” dedim. Mayıs ayından sonra bir daha beni aramadılar. 2014 Mayıs ayından sonra bir daha aramadılar. Bir daha da onlarla görüşmem olmadı. Bu, beni arayan şahıs ile ilgili de ilk buluşmada -eşkâlini belirtebilirim- ... ismindeki kişi, orada ... ismini söyledi bana. Sonra neden ... ismini olduğunu sorduğumda. ... demişti bana telefonda- dedi ki, “Ben cemaatte ... ismini kullanıyorum. Bana da ... diyorlar, sen de ‘...’ dersin” dedi. “’... abi’ dersin” gibisinden böyle şeyler söyledi. Ben oradan çıkarımda bulunarak kod adının ... olduğunu, gerçek isminin ... olduğunu tahmin ediyorum, gerçeğini bilmiyorum. MAHKEME BAŞKANI: İlk buluşmada ... diye mi tanıttı kendisini? Sanık ...: Kendisini ... tanıttı ama telefonda “...” dedi. Sonra ben oradan öyle bir çıkarımda bulundum ama gerçek ismi nedir, kimdir, bilmiyorum. İzmir’li olduğunu, İstanbul Teknik Üniversitesinde de mimarlık bölümü okuduğunu bana söylemişti. Saçı siyah, seyrek saçlı, tombul biri olduğunu hatırlıyorum. Diğer şahsın da sadece -üzerinden 6 yıl geçtiğinden dolayı çok net hatırlamıyorum ama MAHKEME BAŞKANI: ...’in mi? Sanık ...: ...’in. Sarı saçlı olduğunu, kumral tenli olduğunu hatırlayabiliyorum sadece. MAHKEME BAŞKANI: Şimdi başa dönelim. 2013 yılında siz Balıkesir’e mi gittiniz? Sanık ...: Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu. MAHKEME BAŞKANI: Hangi ayda gittiniz. Sanık ...: Ağustos ayında. 14 Ağustos. MAHKEME BAŞKANI: 2013’ün Ağustos ayında gittiniz, sizi ilk arama hangi tarihte oldu? Sanık ...: Eylül ayında oldu. MAHKEME BAŞKANI: Eylül ayında ankesörlü hattan mı arandınız? Sanık ...: nereden arandığımı tam hatırlamıyorum. Büyük ihtimalle ankesör diye tahmin ediyorum. MAHKEME BAŞKANI: Peki arayan kişi kendisinden bahsetti. Sanık ...: Evet. MAHKEME BAŞKANI: Bu yapıya ait biri olduğunu söyledi, doğru mudur? Telefonunuzu nereden almış? Sanık ...: Nereden aldığını şöyle söyledi; ben sordum ona ısrarla “Nereden aldınız?” diye. Telefonumu. “Tanıdıklardan aldım” dedi. Büyük ihtimalle de okuldan birilerinden aldı diye tahmin ediyorum. Telefonumu başka bulabileceği bir yer yok diye tahmin ediyorum. MAHKEME BAŞKANI: Görüşme talebini ne için kabul ettiniz? Sanık ...: Benim ailem dindar bir aile. Ben de uzakta olduğum için, bir de bu örgütün daha öncesinde örgütsel bir yapısı olmadığından dolayı ben de samimi buldum talebini. Ben de gittim. Bir sakınca görmedim buluşmakta. MAHKEME BAŞKANI: Nerede buluştunuz? Sanık ...: Dışarıda buluştuk, çay bahçesine gittik. MAHKEME BAŞKANI: Anladım. Sonraki süreçte birbirinize telefon alıp verme olayı olmadı, doğru mudur? Sanık ...: Yok. Telefonu olsa, şu anda eşkalini belirttiğim gibi telefonu da… MAHKEME BAŞKANI: İlk görüşmenizde sizi herhangi bir eve davet etti mi? Sanık ...: İlk görüşmede eve davet etmedi. MAHKEME BAŞKANI: Sonrasında tekrar ankesörlüden arıyor muydu? Sanık ...: Sonrasında tekrar arıyordu. MAHKEME BAŞKANI: Tekrar yüz yüze görüşme oluyor muydu? Sanık ...: İkinci kez oldu. MAHKEME BAŞKANI: Nerede oldu bu da? Aynı çay bahçesinde mi? Sanık ...: Aynı çay bahçesi değil. Farklı bir yerde buluştuk. Çarşıda buluştuk. MAHKEME BAŞKANI: Yanınızda kimse yok? Sanık ...: ... ismindeki kişi geldi. MAHKEME BAŞKANI: İkincisinde ... geldi? Sanık ...: İkincisinde ... ismindeki kişi geldi. MAHKEME BAŞKANI: Peki, bu bahsetmiş olduğunuz ... kod adlı, ... olduğunu değerlendirdiğiniz kişi il dışından mı geliyordu, yoksa orada mı yaşıyordu? Sanık ...: Kendisinin beyanına göre İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık okuduğunu söylediğine göre, il dışından geldiğini varsayıyorum. MAHKEME BAŞKANI: ... isimli kişi ye devretti. Peki, siz ... isimli kişi ile kafelerde mi buluşmaya devam ettiniz, yoksa eve gittiniz mi? Sanık ...: Hiç buluşmadık sonra. İkinci buluşmada buluştuk. Sonra uzun süre beni aramadılar. Sonra 17-25 Aralık olayları oldu. Bunların nasıl bir paralel devlet yapılanması içinde oldukları ortaya çıktı. Öyle olunca, benim ailem de, ben de bunların nasıl olduğunu anlayınca uzak durmaya çalıştım. Uzun süre aramadılar. Aradıklarında da ben sürekli reddettim onları. MAHKEME BAŞKANI: Peki, şimdi ardışık arandığı görünen M.Y., S.K., tanıyor musunuz bunları? Sanık ...: Tanımıyorum onları. MAHKEME BAŞKANI: B.A.? Sanık ...: Tanımıyorum. MAHKEME BAŞKANI: A.B. Sanık ...: Tanımıyorum. MAHKEME BAŞKANI: M.F.T. Sanık ...: Onu tanıyorum. Aynı bölükteydik. MAHKEME BAŞKANI: Aynı bölükteydiniz? Sanık ...: Evet. MAHKEME BAŞKANI: M.F.T. ile. M.Ç.B.? Sanık ...: Onu ismen tanıyorum ama işte hani sima… Belki okulda aynı devreyiz de, öyle tanıyor olabilirim. Diğer türlü samimiyetim yok diyeyim yani. MAHKEME BAŞKANI: A.H.? Sanık ...: Onu tanımıyorum. MAHKEME BAŞKANI: Ö.P.? Sanık ...: Tanımıyorum. MAHKEME BAŞKANI: E.T.? Sanık ...: Onu da tanımıyorum. MAHKEME BAŞKANI: R.G.? Sanık ...: Onu da tanımıyorum. MAHKEME BAŞKANI: Bu kişiler teşhis edildi mi? Yani teşhis işlemi yaptınız mı bahsetmiş olduğunuz iki kişi ile ilgili? Sanık ...: Yok. MAHKEME BAŞKANI: Görseniz teşhis edebilir misiniz? Sanık ...: Edebilirim. MAHKEME BAŞKANI: Var mı başka eklemek istediğiniz bir husus? Sanık ...: Yoktur. MAHKEME BAŞKANI: Tahliye taleplerinizi de alalım. Sanık ...: Beraatimi talep ediyorum. MAHKEME BAŞKANI: Beraatinizi talep ediyorsunuz? Sanık ...: Evet. MAHKEME BAŞKANI: Ben tahliye taleplerinizi sormuştum. Sanık ...: Bir açıklama yapmak istiyorum. Anlattığım gibi, bu hain terör örgütü ile benim, ailemden uzak olmamı fırsat bilerek dini duygularımı, inancımı sömürerek beni örgüte üye yapmak istemişlerdir. Fakat yapamamışlardır. Benim bu hain terör örgütü ile yaşadıklarım anlattıklarımdan ibarettir. Hiçbir zaman böyle bir gayrimeşru yapı içerisinde bulunmamışımdır. Beraatimi talep ediyorum..." yönünde beyanda bulunduğu,- Tanık olarak dinlenen M.F.T.'nin beyanında;'' Mahkeme Başkanı : E.Ç., İ.A., İ.P, M.S.D., .... Var mı tanıdığınız? Tanık M.F.T. : ... devremdir. Ama askeri okuldan önce de tanıyordum. Mahkeme Başkanı : Bu yapıyla bir bağlantısı var mı? Buna ilişkin bir bilginiz var mı? Tanık .... : Evet. Mahkeme Başkanı : Tamam, onu anlatın. Tanık .... : Ben zaten etkin pişmanlıkta bulunan birisiyim. Lise sonda, 2012-2013 sezonunda, benim de gittiğim eve geliyordu. Ev, 4.Levent'te, metro çıkışında bir yerdeydi. Bu eve beraber gidip geliyorduk, ders çalışmak amacıyla. Daha sonra, üniversite puanlarımız düşük geldiği için, benim için öyle mesela... ... olarak bildiğim kişi, evin abisi "Askeriyeyi düşünür müsün?" dedi bana. Sanıyorum, ...'a da aynı şeyi söylemiş. Çünkü o da benimle aynı dönemde astsubay oldu. Daha sonra okulu beraber okuduk. Balıkesir'de de iki, üç defa görüştük bir evde, bir kişiyle. Zaten ben o kişileri de teşhis ettim. İki, üç defa görüşme oldu. Fakat 17-25 Aralık'tan sonra bir daha görüşmedik, bu yapının gerçek yüzünü anlayınca..." şeklinde beyanda bulunduğu,30/03/2022 tarihli Ankesör/Büfe Analiz Raporunda sanık ...'ın kullandığı tespit edilen 5... numaralı gsm hattının 11/07/2013 tarihinde Ankara'da bulunan ankesörlü / sabit hatlardan 2 kez arandığı, aramaların bir grup ardışık arama olarak sınıflandırıldığı ( sivil şahıs M.Ç. ile) ... numaralı gsm hattının 29/09/2013 - 18/08/2015 tarihleri arasında İstanbul, Şanlıurfa, Bursa ve Balıkesir illerinde bulunan ankesörlü / sabit hatlardan 69 kez arandığı, aramaların 29 grup ardışık arama olarak sınıflandırıldığı, ardışık olarak arandığı kişiler arasında astsubay M.F.T., astbusay E.S., askeri öğrenci E.K., astsubay S.K., astsubay M.Y., astsubay B.A., astsubay M.Ç.B., astsubay Ö.P., astsubay E.T., astsubay R.G., astsubay S.K. isimli kişilerin bulunduğu" şeklindeki tespitler dosyada yer alan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FET/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.