677 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarılan Davacının OHAL Komisyonu Başvurusunun Reddi İşleminin İptali Talebiyle Açtığı Davada Danıştay Kararı Onadı.
Özet: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinafın ret kararlarının temyizen bozulması talep edilmiş; davacı, hakkında beraat kararı bulunması, FETÖ ile irtibatının olmaması, savunma hakkının ihlali, masumiyet karinesi ve hukukun genel ilkeleri ile anayasal haklarının çiğnendiği, OHAL KHKlarının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğu gibi birçok gerekçe sunmuşsa da, temyiz mercii Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuk ve usule uygun bularak davacının temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/1729 E.  ,  2025/10350 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1729
Karar No : 2025/10350
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında beraat kararı verildiği, FETÖ ile irtibat ve iltisakının olmadığı, sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihine kadarki süreçte FETÖ/PDY terör örgütü adı altında bir terör örgütü olduğuna dair kesin bir mahkeme kararının bulunmadığı, önceden “cemaat” olarak adlandırılan oluşumun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ilamının kesinleşme tarihi olan 26 Eylül 2017 tarihinden önceki eylemlerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, "..." kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen verilerin yasak delil olduğu, hukuka aykırı olarak ele geçirildiği, SD karta fiziki müdahale yapıldığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.