Yargıtay, uyuşturucu ticaretinde kışkırtıcı ajan gibi davranan kollukça savcı emri olmaksızın elde edilen hukuka aykırı deliller nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararını, kolluk görevlilerinin cumhuriyet savcısına haber vermeden ihbar üzerine doğrudan sanığı arayarak uyuşturucu talebinde bulunup onu suça teşvik etmesi, kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek hukuka aykırı yöntemlerle delil elde etmesi ve bu hukuka aykırı deliller dışında sanığın suç işlediğine dair başkaca bir kanıtın bulunmaması sebebiyle istinaf mahkemesinin kararını bozarak sanığın beraati gerektiği gerekçesiyle dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.
10. Ceza Dairesi         2022/3135 E.  ,  2026/6607 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/588 E., 2019/1355 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek ve eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek ve eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Atılı suça ilişkin "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" deliller, Anayasa'nın 38/6. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a, 217/2, 230/1-b ve 289/1-i maddeleri uyarınca hükme esas alınamaz. Somut olayda; yapılan ihbar üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilmeden kolluk görevlilerince sanığın kullanmış olduğu cep telefonu aranarak uyuşturucu lazım olduğu ve nasıl buluşabileceklerinin söylenilmesi üzerine, doğrudan sanığın bulunduğu yere gidilerek alıcı sıfatıyla uyuşturucu madde alışverişi yapıldığı ve böylelikle CMK'nın 161. maddesine aykırı biçimde Cumhuriyet savcısının emri olmadan kolluğun sanığı suç işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergileyip kışkırtıcı ajan gibi hareket etmek suretiyle suça teşvik etmiş oldukları anlaşılmakla; soruşturma yapan görevlilerin pasif davranmayarak, adli yetkiden yoksun ve yasal sınır aşılmak suretiyle delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işleyeceği sabit olmayan bir suçu işlemeye sevk yönünde davranışlar sergilemiş oldukları, böylece görevlilerin görev sınırlarını aştıkları ve kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek faili suça teşvik etmiş oldukları anlaşılmakla, bu surette elde edilen deliller hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağı ve sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin başkaca delil bulunmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarih, 2019/588 Esas ve 2019/1355 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.