Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin yasal dayanağı olmayan bozma kararının hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduğu hakkında.
Özet: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan sanık hakkında verilen ilk derece mahkumiyetinin istinafta eksik inceleme gerekçesiyle bozulması kararının, Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesindeki sınırlı haller dışında hukuki dayanağı bulunmadığı; bu tür bir bozmanın hukuka açık ve ağır aykırılık teşkil ettiği, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda sonraki tüm yargılamayı geçersiz kıldığı ve sanığın adil yargılanma ile mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1193 E., 2023/2416 K.SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıAdana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarihli 2022/1193 Esas, 2023/2416 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan,213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62... maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği , kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 213 sayılı Kanunun 359/a-2, VUK'nın 359. maddesine 7394 sayılı kanun ile eklenen ek fıkra, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 50/1-a, 52/2 uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 225 gün adli para cezasına çevrilmesine, günlüğü takdiren 20 TL üzerinden toplam 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçuna yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. GEREKÇE VE KARAR5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2019 tarihli 2018/354 Esas, 2019/705 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli 2019/4301 Esas, 2021/539 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ve araşıtırma nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli 2019/4301 Esas, 2021/539 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli 2021/133 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararı, kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarihli 2222/1193 Esas, 2023/2416 Karar sayılı mahkumiyetine dair kararın hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.